Ana Sayfa

Sorularla Risale

Kategori İçerikleri

[1] "Haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü’z-zünub değil, kessâretü’z-zünub oldu." nasıl anlamalıyız, haccın hikmeti nedir?
[2] Tekfir konusunu açıklar mısınız? Büyük günahları işleyen ve İslâm'ın bazı esaslarından taviz veren insanların tekfir edilmesine (küfre girdiklerine hükmedilmesine) ne dersiniz?
[3] "Küremiz hayvana benziyor, âsâr-ı hayatı gösteriyor. Hayatı varsa, ruhu da vardır..." cümlelerinin izahını yapar mısınız?
[4] "Görenek gibi çok esbab ile tekessür eden hacat, zeminin kuvve-i nâbitesine sıkışmaz." cümlesini açıklar mısınız?
[5] Sofiye meşrebinden kat-ı nazar, İslâmiyet vasıtayı red, delili kabul ve vesileyi nefiy, imamı ispat eder. Başka din vasıtayı kabul eder... Cümlesini izah eder misiniz?
[6] "Şark husumeti İslamın inkişafını boğuyordu, zail oldu ve olmalı. Garp husumeti İslamın ittihadına, uhuvvetine, inkişafına en müessir sebeptir, baki kalmalı..." Cümlesini açıklar mısınız?
[7] "Âlem-i rüya, âlem-i misâlin zılli ve o da âlem-i berzahın zılli olduğundan, desatirleri mütemâsildir." cümlesini nasıl anlamalıyız? Ayrıca alem-i misal hakkında bilgi verir misiniz?
[8] "Dört mezhep de haktır. Füruatta hak taaddüd eder; diyenlere ilm-i usul ıstılahınca Musavvibe denir." Cümlesini nasıl anlamalıyız, bu konuda bilgi verir misiniz?
[9] "Ciddî bir alâkayla senin eskiden beri tekrar ettiğin 'Bir ışık var, bir nur göreceğiz.' diye müjdelerin tevili ve tefsiri ve tâbiri, sizin hakkınızda belki iman cihetiyle, âlem-i İslâm hakkında dahi en ehemmiyetlisi Risale-i Nur'dur." cümlesini izah eder misiniz?
[10] "Bu milletin perişaniyetine, fazla cehaletten ziyade, nur-u kalb ile müterafık olmayan fazla zekâvet-i betra tesir etmiştir." cümlesinin izahını yapar mısınız?
[11] "Nasıl ki, zerratta reşahat-ı kuvvet olan cazibelerin muhassalası bir cazibe-i umumiye vardır..." cümlesinin izahını devamıyla birlikte yapar mısınız?
[12] "Bazı âyât ve ehadîs vardır ki; mutlakadır, külliye telakki edilmiş. Hem öyleler vardır ki; münteşire-i muvakkatadır, daime zannedilmiş. Hem mukayyede var, âmm hesab edilmiş." cümlesini örneklerle açıklar mısınız?
[13] Rüya hacda sükut etti ne demek?
[14] İslam'ın bayraktarlığını yapan Osmanlı devletinin son dönemlerinde, İslam'dan uzaklaşma olmuş mu? Üstad bu konuya nasıl bakıyor?
[15] "Mantıkça mukarrerdir ki, zihin, melzumdan tebeî olarak lâzıma intikal eder ve lâzımın lâzımına tabiî olarak etmez. Etse de, ikinci bir teveccüh ve kasıtla eder. Bu ise gayr-ı tabiîdir." Cümlesini nasıl anlamalıyız?
[16] "Hristiyan'da servet ve rütbece yüksek olanlar, ziyade dindardır. İslâmiyet'te avam ise, servet ve rütbece yüksek olanlardan ziyade dine merbuttur." cümlesini açıklar mısınız?
[17] "Tenkidât-ı ukalâ mahkemesinden tarih celp namesiyle celp olunsam, yine bu hakikatleri, tevessü ve inbisat ile çatlayan bazı yerlerini yamalamakla beraber, taze olarak orada da göstereceğim." cümlesini izah eder misiniz?
[18] Tertib-i mukaddematta tefviz, tembelliktir. Terettüb-ü neticede tevekküldür. Semere-i sa'yine, kısmetine rıza kanaattir; meyl-i sa'yi kuvvetlendirir. Mevcuda iktifa, dûnhimmetliktir. Bu cümleleri açıklar mısınız?
[19] "Zira kudret zâtiyedir. Acz tahallül edemez. Melekûtiyete taallûk eder. Mevâni tedahül edemez. Nispeti kanûnîdir. Cüz ve küll, cüz’î ve küllî hükmüne geçer." Cümlelerini açıklar mısınız?
[20] "Gittim, gördüm ki; münevver, emsalini dünyada görmediğim, selef-i salihînden ve asarın mebuslarından her asrın mebusları içinde bulunur bir meclis gördüm." Bu mecliste Peygamberimiz(asm) var mıydı?
[21] "Hâlbuki cumhur-u avam, mezhepte imtizaç etmiş olan zaruriyatı, nazariyat-ı içtihadiyeden vâzıhan temyiz etmediğinden, sehven veya vehmen Tahtieyi filcümle teşmil edebilir. Bu ise, hatar-ı azîmdir." Burayı izah eder misiniz?
[22] "Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi." Bu cümlelerin izahı nasıldır?
[23] "Evet, şefkatli tavuk cesareti, hamiyetli keçi ıztırarî şecaati gibi fıtrî bir heyecan, demir güllede su gibi zulmün burudetli husumet-i kâfiranesine maruz kaldıkça herşeyi parçalar. Rus mojikleri buna şahittir." Açıklar mısınız?
[24] "Hevesat-ı nefsaniye ile erkeklerin karılaşması, karıların hayâsızlıkla erkekleşmesine sebebdir." cümlesini izah eder misiniz?
[25] Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inayet besliyor. Bu ifadeyi açıklar mısınız?
[26] "Acaba fikir dediğiniz şey—el’iyazü billâh—arzu olmasın?" Üstadımızın buyurduğu bu ifadeyi nasıl anlamalıyız?
[27] "Medenî engizisyonu" tabirinden ne anlamalıyız?
[28] "Kendini havas zanneden zâlimlere mazlûmîn ve avamın hücumuyla, Hıristiyanlık havassın tahakkümüne yardım ettiğinden parçalanabilir. İslâmiyet ise, dünyevî havastan ziyade avamın malı olduğundan,.." Devamıyla birlikte izah eder misiniz?
[29] Rus mojiklerinin Rusya'daki sisteme olan etkilerini ayrıntılı olarak anlatır mısınız?
[30] Kur’ân, sâlihat’ı mutlak, müphem bırakıyor. Çünkü ahlâk ve faziletler, hüsün ve hayır çoğu nisbîdirler. Nev’den nev’e geçtikçe değişir. Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır. Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe,.. İzahı?
[31] "Umum Hıristiyanın kilisesi ve mâden-i hayatı olan Avrupa'nın vaziyet-i fıtriyesidir. Zira dardır, güzeldir, demir madenidir, girintili çıkıntılıdır. Deniz ve enharı bağırsaklarıdır, bâriddir." cümlesini açıklar mısınız?
[32] "Âlem-i İslâm şu ikinci cereyana karşı lâkayt veya muarız kalmakla hem istinatsız, hem bütün emeğini heder, hem onun istilâsıyla istihaleye mâruz kalmaktan ise, âkılâne davranıp onu İslâmî bir tarza çevirip, kendine hâdim kılmaktır." açıklar mısınız?
[33] "Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır... Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi." İzah eder misiniz?
[34] Kur'an'ın Hakimiyet-i Mutlakasını Nasıl Anlamalıyız?
[35] "İşte Tatar, Kafkas, öldürülmesine yardım ettiği şahıs, biçare valideleri olduğunu, 'ba'de harabi'l-Basra' anlıyor. Ayak ucunda ağlıyorlar." İzah eder misiniz?
[36] "Yine biri dedi: 'Bir âmir, hata ile felâkete atmışsa?' Dedim: Musibetzede mükâfat ister. Ya âmir-i hatâdarın hasenatı verilecektir; o ise hiç hükmünde. Veya hazine-i gayp verecektir." cümlesindeki şahıs kimdir?
[37] "Rızık, hayat kadar kudret nazarında ehemmiyetlidir. Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inayet besliyor... Hayat, muhassal-ı mazbuttur; görünür. Rızık gayr-ı muhassal, tedricî münteşirdir; düşündürür..." izah eder misiniz?
[38] "Kün emr-i ezelîsine mümkinin itaat ve imtisalinde, meyil ve ihtiyaç ve şevk ve incizap mümteziç, mündemiçtir." cümlesini izah eder misiniz?
[39] "Beşerde meyl-i teceddüd var. Halef selefi kâmil görse, tezyid eylemese, meylinin tatminini başka tarzda arar, bazan aksülâmel yapar." cümlesini izah eder misiniz, tezyid eyleme nasıl oluyor?
[40] "Cumhûru, burhandan ziyade, me’hazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. Müçtehidînin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur’ân’ı göstermeli; yoksa vekil, gölge olmamalı." izah eder misiniz?
[41] "Fıtrî meyelan, mukavemet-sûzdur. Bir avuç su, kalın bir demir gülle içine atılsa, kışta soğuğa mâruz bırakılsa, meyl-i inbisat demiri parçalar." Seyit Onbaşı'nın top mermisini kaldırması da fıtri meyelan olarak söylenebilir mi?
[42] "Eğer şu umum muhtelif hususî tecrübeler nazara alınırsa, görünür ki, nokta-i iştirak yalnız tabiat-ı mâsiyettir ki, cezayı istilzam ediyor. Demek ceza, mâsiyetin lâzım-ı zâtîsidir." lazım-ı zatiyi özellikle izah eder misiniz?
[43] "İstanbul siyaseti, İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır. Fikri hezeyanlaştırır. Biz müteharrik-i bizzat değiliz, bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz." ifadesindeki İspanyol hastalığı nasıl bir hastalıktır?
[44] "Zira bir zirütbe enaniyetli bir Hristiyan, ne derece dinde mütasallib ise, o derece mevkiini muhafaza ve enaniyeti okşar, kibrinde imtiyazından fedakârlık etmez, belki kazanır." Üstad'ın bu sözünü biraz açıklar mısınız?
[45] "Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada İslamiyet'in olacaktır." cümlesine göre; Müslümanlar dünyanın her tarafında savaş ve sıkıntı içerisindedir. İslamiyet nasıl galebe çalacak bizlere düşen vazife nedir? Buradan; Ayasofya'nın camiye çevrileceği anlamı çıkabilir mi?
[46] "Suret değişirse, kaziye bilâkis olur. Nasıl şimdiye kadar bidayetinde söylenildiği gibi, nerede Müslüman varsa, Hıristiyana nispeten bedevî, medeniyete karşı müstenkif ve soğuk davranır ve kabulünde ıstırap çeker, suret değişse başkalaşır." izahı?
[47] "Kudrette meratip, bizzarure, olamaz." izah eder misiniz, neden kudrette meratip olmuyor?
[48] "Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası ve fedakârlığı amel-i salihtir; mütekellim i maalgayr olsa hıyanettir, amel-i tâlihtir. Bir şahıs kendi namına hazm-ı nefis eder, tefahur edemez; millet namına tefahur eder, hazm-ı nefis edemez..." izahı?
[49] "Bir asıldan tev’em olarak neşet eden eski Roma ve Yunan iki dehâları, su ve yağ gibi mürur-u a’sâr ve medeniyet ve Hıristiyanlığın temzicine çalıştığı halde, yine istiklâllerini muhafaza, âdetâ tenasuhla o iki ruh..." cümlesini izah eder misiniz? Buradaki "iki deha" kimlerdir?
[50] "Lâkayt Emevîlik, nihayet sünnet cemaate, salâbetli Alevîlik, nihayet Râfîzîliğe dayandı. Hem zâlime karşı miskinliği esas tutan Hıristiyanlık,.." İzah eder misiniz?
[51] "Avrupa’nın darlığı ve deniz ve enharı olan vesait-i tabiiye-i münakale içinde dolaşması sebebiyle, tearüf ticareti, teavün iştirak-i mesaiyi intaç ettikleri gibi,.." şeklinde devam eden pasajı açıklar mısınız?
[52] "Bazan nur, nar göründüğü gibi şiddet-i belâgat da mübalâğa görünür. Şurada nükte-i belâgat üç noktadan terekküp ediyor..." Bu üç noktayı izah eder misiniz?
[53] "Medenîlerden çoğu, eğer içi dışına çevrilse, kurt, ayı, yılan, maymun postu görülecek gibi hayale gelir,.." cümlesini nasıl anlamalıyız?
[54] Avrupa’ya şedit bir meftuniyet ve milletine karşı amik bir nefret hissiyle, kendini Avrupa’nın veled-i nâmeşruu gösterdiği gibi,.. şeklinde devam eden pasajı açıklar mısınız?
[55] "İslamiyet, vasıtayı red, delili kabul ve vesileyi nefiy, imamı ispat eder." Vasıta ile vesilenin farkı nedir? Ve imamı ispat eder ne demektir? Cümleyi izah eder misiniz?
[56] Bediüzzaman Hazretleri, bu zamanı "helaket ve felaket asrı" olarak nitelendirmiş. Buradan; günümüz insanlarının çoğu cehennemlik, çıkarımını yapmak yanlış mı olur? Helaketten anlaşılan da zaten bu değil mi?
[57] "Kudret-i ezeliyenin feyz-i tecellîsî ve eser-i ibdâı olan kâinattaki kuvvetten umum zerrata, her bir zerreye birer zerre-i câzibe halk ve ihsan ederek ve ondan kâinatın rabıtası olan müttehid, müstakil, muhassal cazibe-i umumiyeyi inşa ve icad.." izah?
[58] "İstidad-ı fıtrînin hariçte derece-i kuvvetini izharla, mümkünü vâki suretinde göstererek, nefsi zecr eder..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?
[59] "Demek, biz mağlûbiyetle ikinci cereyana takıldık ki, mazlumların ve cumhurun cereyanıdır. Başkalarından yüzde seksen fakir ve mazlumsa, İslâm'dan doksan, belki doksan beştir." Burayı nasıl anlamalıyız?
[60] "Hem de ilme istinatla devletlerinin teşekkülü, mütekabil kuvvetlerinin tesadümü, gaddarane istibdatlarının iz’âcâtı,.." şeklinde devam eden pasajı açıklar mısınız?
[61] "Yahut cumhurun nazarını, ehl-i tarikatın yaptığı gibi, o hicabın fevkine çıkararak, üstünde Kur’ân’ı gösterip, Kur’ân’ın hâlis malını yalnız ondan istemek ve bilvasıta olan ahkâmı vasıtadan aramaktır..." Devamıyla açıklar mısınız?
[62] "Kesretin mebdei vahdettir, müntehâsı da vahdettir. Bu bir düstur-u fıtrattır." Buranın izahını misallerle yapar mısınız?
[63] "Kaziye-i mutlaka, bazan külliye; ve kaziye-i vaktiye-i münteşire, bazan daime suretinde görünür." cümlesini izah eder misiniz?
[64] "Harikalar asrındayız. İki-üç sene mevtten sonra meydanda dirilenler var." cümlesini nasıl anlamalıyız?
[65] "Sadaret üç mühim şûrâya bizzat istinat ediyor, yine kifayet etmiyor. Hâlbuki böyle inceleşmiş ve çoğalmış münasebat içinde, içtihadattaki müthiş fevzâ, efkâr-ı İslâmiyedeki teşettüt..." Açıklar mısınız?
[66] "En hürriyetperver maskesini takan, (İ.G.) elini uzatıp arıyor. Nerede Hıristiyan bulsa hayat veriyor. İşte Habeş, Sudan. İşte Tayyar, Artuşi. İşte Lübnan, Huran. İşte Malsor ve Arnavut. İşte Kürt ve Ermeni, Türk ve Rum, ilâ âhir." İzah eder misiniz?
[67] "Bir nefer takımda, bölükte, taburda, fırkada birer rabıtası, birer vazifesi olduğu gibi; herkesin heyet-i içtimaiyede müteselsil revabıt ve vezaifi vardır. Halita şeklinde gayr-ı muayyen olsa, tearüf ve teavün olmaz." izah eder misiniz?
[68] "İki âlim; bazan nâkısın oğlu kâmil, kâmilin oğlu nâkıs oluyor. Güya bakiyye-i iştiha ve şevki, tevarüsle velede geçiyor. Öteki kaza-i vatar ettiğinden, veledinden ilme karşı açlık hissini uyandırmıyor." İzah eder misiniz?
[69] "İhyâ, mânâ-yı zâhirî-yi mecazi itibarıyla, hasenatın gayr-ı mahdut tezauf düsturunu gösterir." cümlesini, devamındaki ayetle birlikte izah eder misiniz?
[70] "Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor... Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et." Ruhani mecliste kimler vardı, Üstada neden böyle hitap etmişler?
[71] "Musibet şerr-i mahz olmadığı için, bazen saadette felaket olduğu gibi, felaketten dahi saadet çıkar." Bu cümleye örnek verebilir misiniz?
[72] "Saltanatı sadaret, hilafeti meşihat temsil eder." cümlesini izah eder misiniz, şimdilerde bu vazife deruhte ediliyor mu?
[73] "Elfazca zengin değilim, israfı da sevmem, teşrifatçı elfâzı beğenmem, icazımdan darılma..." cümlesini izah eder misiniz?
[74] "Kudret hem basit, hem nâmütenâhi, hem zâtî; mahall-i taallûk-u kudret hem vasıtasız, hem lekesiz, hem isyansızdır." cümlesini izah eder misiniz?
[75] 1335 senesini araştırdığımda Bursa'nın fethi olduğunu buldum. Lütfen bu tarihte hangi hadisenin üzüntüye sebep olduğunu açıklar mısınız?
[76] "Bence en müthiş maraz asabîliktir. Zira her şeyi haddinden geçirmekle aksülâmel yaptırır." Burada bahsi geçen asabilik ne anlamda kullanılmıştır?
[77] "Şimdiki zaaf-ı diyanet ve şeair-i İslâmiyetteki lâkaytlık ve içtihadattaki fevzâ, meşihatın zaafından ve sönük olmasından meydan almıştır." Bu ifadeye göre insanımızın lakaydlığı, gayri müslimler gibi yaşamasının sebebi diyanetin liyakatsizliği midir?
[78] "Akıbet, ikaba delildir; hadsen onu gösteriyor. Mâsiyetin ekseriya dünyada olan âkıbeti bir emâre-i hadsiyedir ki, cezasında bir ikab vardır." İzah eder misiniz?
[79] "Kudret-i ezeliye, Zât-ı Akdese lâzıme-i zaruriye, nâşie-i zâtiyedir." cümlesini izah eder misiniz?
[80] "Hattâ en garibi, bir kısım mutaassıplar, mesleklerinin zıddına olarak, küffara karşı müsamaha dostluk ve lâkayt Jönler husumet ve salâbet taraftarı çıktılar..." izah eder misiniz?
[81] "Meselâ, cesaret, sehavet, erkekte gayret, hamiyet ve muavenete sebeptir. Kadında, nüşuza, vakahate, zevc hakkına tecavüze sebep olabilir." cümlesini açıklar mısınız?
[82] "Lâzım-ı mezhep, mezhep olmadığından, belki muahez değil." cümlesini izah eder misiniz?
[83] "Meşihat-ı İslâmiye, yalnız İstanbul ve Osmanlılara mahsus değildir. Umum İslâma şâmil bir müessese-i celiledir. Bu sönük vaziyetle, değil koca âlem-i İslâmın, belki yalnız İstanbul'un irşadına da kâfi gelmiyor..." izah eder misiniz, diyanetin hükmü neden tesirsiz kalıyor?
[84] "Kudret-i ezeliye dehşetli bir faaliyetle âlem-i kesifi, âlem-i lâtife kalb; ve zerrat-ı kâinatı hayattan hissedar etmek için, ednâ bir sebeple, bir bahaneyle kemal-i ehemmiyetle hayatı verdiği gibi, aynı derece ehemmiyetle mebsûten mütenasip, rızkı dahi ihzar ediyor." izah eder misiniz?
[85] "Sun'î tasarrufat-ı beşeriye ise, fıtratta câri olan nevâmîs-i İlâhînin sereyanlarını keşif ile, tevfik-i hareket edip, lehinde istimal etmektir." cümlesini izah eder misiniz?
[86] "Bir şeyin müteaddit esbabı olduğundan; olabilir, o câni sıfat da kalbin fesadından değil, belki hariç bir sebebin neticesidir." izah eder misiniz?
[87] Sünuhat eserinde Üstad'ın, sosyalizm hakkında müsbet ve faydalı olduğu anlamında ifadeleri var, bunları nasıl anlamalıyız?
[88] "Vicdan lâkaytlığa alışır, cumudet peyda eder." ifadesinin geçtiği yeri yorumlar mısınız?
[89] "İşte, ehl-i istiğrakın iştibahının sebebi ve şatahatın menşei, şu zılli, asla iltibas etmeleridir." cümlesini izah eder misiniz; ehl-i istiğrak neyi karıştırıyorlar?
[90] "Madem ki, kudret-i ezeliye gayr-ı mütenâhiyedir, zatiyedir, zaruriyedir. Herşeyin lekesiz, perdesiz cihet-i melekûtiyeti ona müteveccihtir, ona mukabildir,.." İzah eder misiniz?
[91] "Ene ve enaniyetin eşkâl-i habîsesi olan hodgâmlık, hodbinlik, hodendişlik, gurur ve inat o meyle inzimam etse, öyle ekberü'l-kebâiri icad eder ki, daha beşer ona isim bulmamış. Cehennemin lüzumuna delil olduğu gibi, cezası da yalnız Cehennem olabilir." İzah eder misiniz?
[92] Birinci Dünya Savaşı'na girmemizi istemeyen ve Sünûhat'ta Üstad'ın tedibine maruz kalan, İslam parçalanacak veyahut hilafet mahvolacak, diyen adam kimdir?
[93] "Eğer zaruriyat-ı diniyede doğrudan doğruya Kur'ân gösterilseydi, zihin tabiî olarak müşevvik-i imtisal ve mûkız-ı vicdan ve lâzım-ı zâtî olan kudsiyete intikal ederdi. Ve bu suretle kalbe meleke-i hassasiyet gelerek, imanın ihtaratına karşı asamm kalmazdı." İzah eder misiniz?
[94] "Kâinata serpilmiş katarat ve lemeat-ı hayatın dahi muhassalı bir hayat-ı umumiye var olmak gerektir. Hayat varsa ruh da vardır. Öteki gibi müntehâ-i ruh bir mebde-i ruhun cilve-i feyzidir. O mebde-i ruh dahi, hayat-ı ezeliyenin tecellîsidir ki, lisan-ı tasavvufta 'hayat-ı sâriye' tesmiye ederler." İzah eder misiniz?
[95] "Sırf o meş'um sözünü doğru göstermek,.. Hasmın zulm-ü kâfiranesini, hayale gelemez cerbezeli tevillerle adalet suretinde göstermek ister." Konuyu açıklar mısınız?
[96] "Mâhiyât-ı mümkinatın mutlak kemâli, mutlak vücuttur. Hususî kemâli, istidadatını bilfiile çıkaran has vücuttur." İzah eder misiniz?
[97] Şu andan Şark'ta meydana gelen olaylar hakkındaki görüşünüzü ve on yirmi sene sonrası için fikrinizi alabilir miyiz?
[98] "Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zaafiyeti bahanesine olan müzahraf medeniyete lânet! Havf ve zaaf tesirat-ı hariciyeyi teşcî eder. Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez." izah eder misiniz?
[99] "Elbette, bu dârda terettüp etmeyen, başka dârda terettüp edecektir." cümlesindeki "dünyada terettüp etmeyen" ne demektir, bu kısmı açar mısınız?
[100] "Acaba şimdiki menfi siyasetçilerin fetvalarından istifade edecek kimdir, bilir misin? Bence İslâmın en şedit hasmıdır ki, hançerini İslâm’ın ciğerine saplamıştır." ifadelerini izah edip, soruyu cevaplar mısınız?
[101] "Bir şey mâ-vudia-lehinde istihdam edilmezse, atalete uğrar, matlub eseri göstermez. Binaenaleyh mühim bir maksad için tesis edilen Dâr-ül Hikmet-il İslâmiyeyi, şimdiki âdi bir komisyon derecesinden çıkarıp,.." İzah eder misiniz?
[102] "Otuz sene halife olan bir zat menfi siyaset namına istifade edildi zannıyla şeriata gelen zararı gördünüz." ifadesinde halife olan zat kimdir ve ne demek isteniyor?
[103] "Hâkim, ruh-u cemaatten çıkmış az mütehassis, sağırca, metin bir şahs-ı manevîdir ki, şûralar o ruhu temsil eder." Buradaki sağırca ifadesi ile ne kastedilmektedir?
[104] Beşer esir olmak istemediği gibi, ecîr olmak da istemez. Galip olsaydık, hasmımız ve düşmanımız elindeki cereyan-ı müstebidaneye, belki daha şedîdâne kapılacak idik. Bu iki cümle arasındaki ilgi nedir?
[105] "Musibet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir. Hangi fiilinizle kadere fetvâ verdirdiniz ki, şu musibetle hükmetti? Musibet-i âmme ekseriyetin hatâsına terettüp eder. Hazırda mükâfatınız nedir?" ifadelerini nasıl anlamalıyız?
[106] "...sefih, mütemerrid, gaddar, mânen vahşî bir medeniyetin himayesini Asya’da deruhte edecektik.” Galip gelinseydi, kesinlikle habis medeniyet bize bulaşacak mıydı? Osmanlı kendi olarak kalamaz mıydı?
[107] "Cemaate, nev'e verdiği servet, haşmete bedel, ferdi, şahsı fakir ahlâksız etmiştir. Kurun-u ûlânın mecmu vahşetini, bu medeniyet bir defada kustu!" ifadelerini izah eder misiniz?
[108] "Zira istiğna ve istiklâliyet hassasıyla mümtaz olan şeriattaki İlâhî hidayet, Roma felsefesinin dehâsıyla aşılanmaz, imtizaç etmez, bel’ olunmaz, tâbi olmaz." cümlesini izah eder misiniz?
[109] "Nokta-i istinadı kuvvettir. O ise, şe’ni tecavüzdür. Hedef-i kastı menfaattır. O ise, şe’ni tezahumdur. Hayatta düsturu, cidaldir. O ise, şe’ni tenazudur. Kitleler mabeynindeki rabıtası, âhari yutmakla beslenen unsuriyet ve menfî milliyettir. O ise, şe’ni böyle müthiş tesadümdür..." Açıklar mısınız?
[110] "Nefsimize acıdık; kefâreten beş sene oruç tutturdu. Ondan, kırktan yalnız biri, ihsan ettiği maldan zekât istedi. Buhl ettik, zulmettik, O da bizden müterakim zekâtı aldı." çekilen sıkıntılar kılınmayan namazlara kefaret olabilir mi?
[111] "Manen rüya olan yakazada bulamadım. Hakikaten yakaza olan rüya-yı sadıkada bir ziya gördüm." Bu ifadeyi nasıl anlayabiliriz?
[112] "Bizdekilerde hutut-u efkâr telâki için mütemayilen imtidada bedel, münharifen gittiğinden, nokta-i telâki vatanda, belki kürede görülmüyor." cümlesini izah eder misiniz?
[113] "Bahusus, menfî iki cihet-i zaafla hariç cereyanın kuvvetine bir âlet-i laya'kıl olur... Bahusus iki cihetle kuvveti, hariç cereyanın müspet ve zaafına inzimam etse, harici kendine âlet-i lâyeş'ur edebilir." Buradaki "iki ciheti" nasıl anlayabiliriz?
[114] "Ben tokadımı Antranik ile beraber Enver'e, Venizelos ile beraber Said Halim'e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir." Burayı açar mısınız?
[115] "Düşmanımız elindeki cereyan-ı müstebidaneye, belki daha şedîdâne kapılacak idik..." Buradaki "müstebit cereyanlar" neler olabilir?
[116] "Eğer muharrik veya müreccih, siyasetçilik veya tarafgirlik ise, tehlikedir. Birincisi hatâ da etse, belki ma'fuvdur. İkincisi isabet de etse, mes'uldür." İzah eder misiniz?
[117] "Şeriat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) tazammun ettiği ve emrettiği medeniyet ise ki, medeniyet-i hazıranın inkişâından inkişaf edecektir."cümlesini nasıl anlayabiliriz?
[118] "Dedim: Şeriat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) tazammun ettiği ve emrettiği medeniyet ise ki, medeniyet-i hazıranın inkişâından inkişaf edecektir." Peki çöküş olmadan inkişaf olamaz mı? Kaderi planda bunun hikmeti nedir acaba?
[119] "Kurun-u ûlânın mecmu vahşetini, bu medeniyet bir defada kustu!" Buradaki "kusma" metaforunu açar mısınız biraz? Bozuk yiyecekten, mikroplu enfeksiyondan, aşırı bulantıdan kusar insan; dünyanın kusmasından ne anlamak lazım?
[120] "İbni Hacer'in ne dediğini anlamak maksadıyla değil. Bu ikinci tarik de zamana muhtaçtır." Zamana olan ihtiyaç ile birlikte açar mısınız?
[121] "Sadaret üç mühim şûraya bizzât istinad ediyor, yine kifayet etmiyor." Buradaki "üç mühim şura" nedir, izah eder misiniz?
[122] "Sadaret, meşihat, iki cenahdır. Şu devlet-i İslâmiyenin bu iki cenahı mütesâvi olmazsa, ileri gidilmez. Gidilse de böyle bir medeniyet-i faside için mukaddesatından insilâh eder." İzah eder misiniz?
[123] "Mutaassıplara hücum eden Avrupa’nın kâselisleri, her biri yüz mutaassıp kadar meslek-i sakîminde mutaassıptır. Bunlardan birisi Shakespeare medhinde ettiği ifratı, şayet bir hoca o ifratı Şeyh Geylânî medhinde etseydi, tekfir olunacaktı..." Devamıyla izah edebilir misiniz?
[124] "İnat, bazan müfrit fırka müteassıplarına, dalâl ve batılı iltizam ettirir. Şeytan birisine yardım etse, melek der, rahmet okutur. Ötekinde melek görse, libasını değiştirmiştir der, lânet eder. Sû-i zan ve hüsn-ü zan nazarıyla, dürbünün iki tarafı gibi leh, aleyhtar... Vâhi emareyi burhan, burhanı vâhi emare görür." İzah eder misiniz?
[125] "İşte âlem-i İslâm, bayraktar oğlunu gafletle bilmeyerek öldürmesine yardım etti, valide gibi saçlarını çekip âh ü fîzar ediyor." cümlesini izah eder misiniz?