Ana Sayfa

Sorularla Risale

Kategori İçerikleri

[1] Bediüzzamanın İttihat Terakki'nin uygulamaları karşısındaki tutumu nasıldır?
[2] "Çok mâsumların kalblerinden hararet-i hüzünle tebahhur eden "ay," "vay" ve "ah"lar, rahmetli bir bulut teşkil edecektir. Ve âlem-i İslâmda yeni yeni İslâm devletlerinin teşekkülleriyle, o rahmetli bulut teşekküle başlamıştır." Açıklar mısınız?
[3] "Zira ecnebiler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı manevîleri altında eziyorlar. Biz de, fen ve san'at silâhıyla i'lâ-yı Kelimetullahın en müdhiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilaf-ı efkâra cihad edeceğiz." İzah eder misiniz?
[4] "İhfâ ve havf riyadandır. Farzda riya yoktur. Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır..." cümlelerini izah eder misiniz?
[5] Üstad'ın, "Divan-ı Harb-i Örfi" eserini okumalı mıyız, onu da Külliyat'tan sayabilir miyiz?
[6] Rüstem-i İrani kimdir?
[7] "Dünya için din feda olunmaz. Gebermiş istibdadı muhafaza için, vaktiyle mesâil-i şeriat rüşvet verilirdi. Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan başka ne faydası görüldü?" Bu cümleleri izah eder misiniz?
[8] "Meşruta-i meşruaya hâdim eden. Ve adalet-i mahzâsı merhametli olduğundan..." Meşrutiyetle adalet-i mahzanın nasıl bir ilişkisi vardır?
[9] Şeriat da, yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, âhiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü’l-emirlerimiz düşünsünler.. Cümlesini nasıl anlamalıyız?
[10] "Eğer meşrutiyet bir fırkanın istibdadından ibaretse ve hilâf-ı şeriat hareket ise, bütün dünya, cin ve ins şahit olsun ki ben mürteciim." cümlesini izah eder misiniz?
[11] "Hürriyeti su-i tefsir etmeyiniz: ta elimizden kaçmasın ve müteaffin olan eski esareti başka kapta bize içirmekle bizi boğmasın. Haşiye: Evet, daha dehşetli bir istibdad ile pek acı ve zehirli bir esareti bize içirdiler." Burada işaret edilen olay nedir
[12] "Amma cihad-ı haricîyi şeriat-ı garrânın berahin-i kàtıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz." ifadesini izah eder misiniz?
[13] "Tefrika ile müteferrik su gibi katre katre zâyi olan hamiyet ve kuvvetinizi fikr-i milliyetle, yani İslâmiyet milliyetiyle tevhid ve mezc ederek, zerratın câzibe-i cüz'iyeleri gibi bir cazibe-i umumî-i vatanî teşkil,.." izah eder misiniz?
[14] "Yarım asır evvel tab'edilen bu müdafaayı şimdi bu asra daha muvafık gördük." deniyor. Bu asra daha ziyade bakmasının sırrı nedir ve hangi olaylara muvafık düşüyor?
[15] "Zahiren hariçten cereyan eden maarif-i cedidenin bir mecrası da, bir kısım ehl-i medrese olmalı. Tâ gıll ü gıştan tasaffi etsin. ... Bu da ehl-i medresenin dûş-u himmetine muhavveldir." İzah eder misiniz?
[16] "Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdad iledir... Bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir." ifadelerini izah eder misiniz?
[17] "Yürüyüşünü terk etti, başkasının da yürüyüşünü öğrenmedi." cümlesini izah eder misiniz?
[18] Üstad Hürriyete Hitab'ında, "Mütevekkilane, saburane tuttuğumuz ramazan-ı sükutun sevabıdır." derken burada işaret ettiği bir olay mı var; varsa bu olay nedir?
[19] "...Mâder-i hilkatin hazâin-i lâ-tefnâsındaki sehaveti bir türlü hazmedemeyenler,.." ifadesini açıklar mısınız; hazmedemeyenler kimlerdir?
[20] "Yeis, mâni-i herkemâldir." cümlesini örneklerle izah eder misiniz?
[21] "Farzda riya yoktur." denilmektedir. Neden farzda riya olmaz veya sünnette riya olur mu?
[22] Zaloğlu Rüstem hakkında bilgi verebilir misiniz? Kâfir olan birinin, Risale-i Nurlarda (veya diğer İslamî kitaplarda) kahramanlığının emsal olarak kullanılmasının hikmeti nedir?
[23] "Bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri ziya-yı İslâmiyet ile neşvünemâ bulacaktır." ifadesini izah eder misiniz?
[24] Efgani ve Abduh gibi şahıslar bazı fikirleri itibarıyla tenkit edilen kimselerdir. Üstad böylelerine nasıl “seleflerim” der?
[25] Said Nursi'nin "Münhasif Yıldızı darülfünun et" diye Abdulhamit'e tavsiyesi vardır. Burada bahsedilen "Münhasif Yıldız" nedir? Said Nursi'nin bu sözden maksadı nedir?
[26] "Hürriyeti su-i tefsir etmeyiniz; tâ elimizden kaçmasın ve müteaffin olan eski esareti başka kapta bize içirmekle bizi boğmasın. Zira hürriyet, mürâât-ı ahkâm ve âdâb-ı şeriat ve ahlâk-ı hasene ile tahakkuk ve neşvünemâ bulur…" izah?
[27] "Said Nursî, filvâki ifrat-ı zekâ itibarıyla hudud-u cünunda idi. Fakat, öyle bir cünun ki,.." Hudud-u cünunda olmak ne demektir? İnsan belli bir zekadan sonra cünuna mı yaklaşıyor? Peygamber Efendimiz insanların en zekisi olduğuna göre, bu durumu nasıl izah edebiliriz?
[28] "Her şey hür oldu, şeriat da hürdür, meşrutiyet de." cümlesini izah eder misiniz?
[29] "Hem de meşrutiyet-i meşrua denilen dünyada beşer saadetinin bir sebebi ve hâkimiyet-i milliyeyi temin ile makine-yi hayatın buharı olan hürriyetteki irade-i cüz’iyeyi istibdat ve tahakkümün belâsından kurtaran meşveret-i şer’iyenin mayasıyla mayalandıran meşrutiyet-i meşrua, sizi herkes gibi imtihana davet ediyor ki, sinn-i rüşde bülûğunuzu ve vasîye adem-i ihtiyacınızı görmek istiyor." İzah eder misiniz?
[30] "Bizim düşmanımız; cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz." cümlesini izah eder misiniz? Efendimizin hadisi şerifini beraber düşünürsek; ibadete gayretli cahilin zararı nasıl olur?
[31] Bir Masumu İdam Etmek mi, Yoksa On Caniyi Afvetmek mi, İfadesinin İzahı Nasıldır?
[32] "Zaman-ı hâzırayı zaman-ı sâlifeye kıyas ederek yalnız tasvir-i müddeâyı parlak ve mübalâğalı gösteriyorlar. Tesir ettirmek için ispat-ı müddeâ ve müteharrî-i hakikati iknâ lâzım iken, ihmal ediyorlar." Açıklar mısınız?
[33] "...Vahşetzâr fakat mûnis, vefakâr ve nâmusperver olan dağlarına döndü." Dağlara vefakâr ve namusperver denilmesini nasıl anlamalıyız?
[34] "Cumhuriyet ki, adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel şeriat-ı garrâ teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupa’ya dilencilik etmek, din-i İslâma büyük bir cinayettir. Ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa, istibdat tevzi olunmuş olur." İzah eder misiniz?
[35] Musibet Zamanının Uzunluğundan Uzun Dersler Gördüm, İfadesinin İzahını Yapar mısınız?
[36] "İlâ-yı kelimetullahın bu zamanda bir büyük sebebi, maddeten terakki etmektir." cümlesini tüm yönleriyle ele alıp izah eder misiniz? Savaş teknolojisi, Fenni ilimler vs, neler dahildir buna, Osmanlı, Abbasi maddeten terakkiyi yakaladı mı?
[37] "Ben vaizleri dinledim; nasihatleri bana tesir etmedi. Düşündüm. Kasâvet-i kalbimden başka üç sebep buldum..." şeklinde başlayan paragrafın ikinci ve üçüncü maddelerini cevaplandırır mısınız?
[38] "Yerinde ölmek için bu hayat lâzımdır." fikri yanlış bir fikir mi?
[39] Ali Suavi ve Hoca Tahsin Hakkında Bilgi Verir misiniz?
[40] "Vicdanım beni tâzip etmediği için, o hal bana eğlence gibiydi. Musibetlerin tenevvüü, musikinin nağmelerinin tenevvüü gibi bana geliyordu." izah eder misiniz?
[41] "Biz millet-i Osmaniye erkeğiz." Üstad bunu hangi ölçüye göre söylüyor, Avrupa bu halde kadın mı oluyor?
[42] "Muarradır feza-yı feyzimiz şeyn-i temennadan / Bize dâd-ı ezeldir, zîrden bâlâdan istiğna / Çekildik neşve-i ümidden, tûl-i emellerden / Öyle mecnunuz ki, ettik vuslat-ı leyladan istiğna..." Bu ifadeleri açıklar mısınız?
[43] "Bütün efkâr-ı fâsideye, ahlâk-ı rezileye ve desais-i şeytaniyeye ve tabasbusata karşı; bu Şeriat-ı Garra üzerine müesses olan kanun-u esasî Azrail hükmüne geçti, onları öldürdü." cümlesini izah eder misiniz?
[44] "İttihad-ı Muhammedî (asm) namıyla bir cemiyet teşekkül etmiş. Nihayet derecede korktum ki, bu ism-i mübarekin altında, bazılarının bir yanlış hareketi meydana gelsin." İttihad-ı Muhammedi cemiyetinin mahiyeti ve Üstad'ın bu cemiyet ile alakası nedir?
[45] Üstad, 31 Mart ihtilalinde sekiz tabur askeri bir nutukla itaate getirdigini bir vesileyle ifade ediyor. Bir taburda ortalama 1000 asker olsa, yaklaşık 8000 askeri o zamanın şartlarında, sadece bir nutukla nasıl itaate getirmiştir?
[46] "Yeni Hükûmet-i Meşrutamız mu’cize gibi doğduğu için inşâallah bir seneye kadar,.." Buradaki mucize nedir?
[47] "Şimdiki en çok ağraz ve infialâta mebde ve tohum olan bu vukua gelen şiddet suretini daha ahsen surette düşündüğümden,.." ifadesini devamıyla açıklar mısınız?
[48] "Asya'nın ve Rumeli'nin köşelerinde medfun olan medeniyet-i kadîme hayata başlamış ve menfaatini mazarrat-ı umumiyede arayan ve istibdadı arzu edenler “Ne olurdu, keşke toprak olaydım!” demeye başladılar." İzah eder misiniz?
[49] "Maksadı sivrisinekleri, arıları def etmek değil, belki büyük arslanı ikaz edip kendine musallat etmek ister. Acaba böyle demekle hangi ahmağı kandıracaktır?" yarım suali açıklar mısınız?
[50] "Ey mazlum ihvan-ı vatan! Gidelim, dahil olalım. Birinci kapısı, şeriat dairesinde ittihad-ı kulub; ikincisi, muhabbet-i milliye; üçüncüsü, maarif; dördüncüsü, sa’y-i insanî; beşincisi, terk-i sefahettir." İzah eder misiniz?
[51] Üstad'ın Divan-ı Harpte "Cinayetlerime ceza ve şimdi suallerime de cevap isterim." diyerek sorduğu soruları kısaca açar mısınız?
[52] "Taht-ı Belkısî gibi beş hakaik-i sabite üzerine teessüs edecek." Buradaki beş hakikati kısaca izah eder misiniz? Belkıs Müslüman mıydı?
[53] "Ceza, bir kusurun neticesidir; fakat, bazan o kusur, işlenmemiş başka kusurun suretinde kendini gösterir. O adam masum iken cezaya müstehak olur. Allah musibet verir, hapse atar, adalet eder; fakat hakim ona ceza verir, zulmeder." İzah eder misiniz? Bu kaide peygamberler için de geçerli midir? Çünkü onlar çok müsibetlere maruz kalmışlar...
[54] "Ve şahsî garazları ve fikr-i intikamı uyandırdınız." cümlesini açıklar mısınız?
[55] "Ey hamiyetli ebnâ-yı vatan! Cemiyet-i millî ruhlarını feda etmekle saadetimize yol açtılar. Biz de, bazı lezaizimizi terk ile onlara yardım edeceğiz. Zira o sofra-yı nimete beraber oturuyoruz." İzah eder misiniz?
[56] Üstad'a göre insanların çoğunun meşrutiyete karşı çıkmasının nedeni nedir? Meşrutiyet halka nasıl gösterilmiştir, açıklar mısınız?
[57] "İnkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebrin saltanatı idi. Herhangi devletin deverân-ı demmi yerine girmişse, öyle devletlerin sahâif-i tarihiyeleri baykuşların âşiyâneleri gibi satırları inkırazlarını çağırıyorlar, bağırıyorlar." İzah eder misiniz?
[58] "Kabr-i kalbden hakaik çıplak çıktı. Nâmehrem olan kimseler nazar etmesin." Nâmahrem olan kimselerden kasıt kimdir; kimler olabilir?
[59] "Zaman-ı sâlifte, yani galebe-i vahşet vaktinde âlemde hükümfermâ, vahşetin mahsulü ve tedennî ve inkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebrin saltanatı idi." Zaman-ı salife; İslam ülkeleri ve milletleri de dahil mi, yani cebir ve vahşet ile mi hükmediyorlardı?
[60] 31 Mart olayları için, "Yalnız ziya-yı Şeriat-ı beyza tecelli etti. Fesadın önüne set çekti,.." deniyor. Fesattan kasıt ne olabilir, ne tür fesadlar çıkabilirdi? Ve en önemlisi şeriat ismi bunu nasıl engellemiş olabilir?
[61] "Asr-ı Saadet olan sadr-ı evvelin hürriyet ve adalet ve müsâvâtı, bâhusus o zamanda delil-i kat’îdir ki, şeriat-ı garrâ müsâvâtı ve adaleti ve hakikî hürriyeti cemî revabıt ve levâzımâtıyla câmidir." İzah eder misiniz?
[62] "Ben ki bir gedayım, bir büyük padişaha nasihat ettim. Demek yarı cinayet ettim. Cinayetin öteki yarısını söylemek zamanı gelmedi." Yarı cinayeti izah eder misiniz, diğer yarısını nerede bulabiliriz?
[63] "Herkes meşrûtiyete yemin ediyor. Hâlbuki ya müsemmâ-yı meşrûtiyete kendi muhalif veya muhalefet edenlere kaşı sükût etse, acaba keffâret-i yemin vermek lâzım gelmez mi?" Yukarıdaki cümlede "keffâret-i yemin verme"yi Üstadımız hangi durum için lüzumlu görüyor. İslam hukuku tabirlerine göre bir misal ile açıklayabilir misiniz?
[64] "İmam-ı Ömer (r.a.), İmam-ı Ali (r.a.) ve Salâhaddin-i Eyyubî â’sârı bu müddeâya delil-i alenîdir." cümlesini izah edip, konu hakkında bilgi verir misiniz?
[65] "Ben ki bir hamalın oğluyum. Bu kadar dünya bana müyesser iken kendi nefsimi hamal oğulluğundan ve fakr-ı halden çıkarmadım." ifadesini açıklar mısınız?
[66] "Yazık! Eyvahlar olsun! Bizdeki unsurlar, ırklar, hava gibi muhtelittir. Su gibi memzuç olmamışlar. İnşaallah, elektrik-i hakaik-i İslâmiyetle imtizaç ederek, ziya-yı maarif-i İslâmiye hararetiyle kuvvet tevlid ederek bir mizâc-ı mutedile-i adalet vücuda gelecektir." Müslüman olan Türk, Kürt, Arap gibi unsurlar için mi bu ifade kullanılmış? Açıklar mısınız?
[67] "Bunun en büyük sebebi, istibdattan sonra, mürşid-i umumî üç büyük şubenin ki,.." Devamıyla izah eder misiniz?
[68] "Ferah Tiyatrosundaki heyecana yetiştim. Bir derece heyecanı teskin ettim." Ferah tiyarosunda çıkan olay neydi ve Üstad'ın bu olayla ilşkisi nedir? Üstad nasıl yatıştırmıştır olayı?
[69] "Mert olan cinayete tenezzül etmez. Şayet isnad olunsa cezadan korkmaz. Hem de haksız yere idam olunsam, iki şehid sevabını kazanırım. " İki şehit sevabı ne demektir?
[70] "Bu tebayün-ü efkâr ahlâk-ı İslâmiyenin esasını sarsmış, ittihad-ı milleti çatallaştırmış. Terakkiyat-ı medeniyeden geri bırakmıştır. Zira biri ifrat ile diğerini tekfir ve tadlil ediyor; öteki tefrit ile onu teçhil ve gayr-ı mutemed addediyor. Bunun çaresi, tevhid ile ve efkârlarının mabeyninde teyid ile münasebet ile musalâhadır. Ta itidal noktasında musafaha ile birleşmeli ki, âheng-i terakkîyi ihlâl etmesinler." İzah eder misiniz?
[71] "Şimdiye kadar noksaniyetimiz ve tedenniyatımız, sû-i ahvâlimiz dört sebepten gelmiş..." Bu dört maddeyi ve "Memurîn hakkıyla vazifesini ifa etse, memur olmayan ilcaat-ı zamana muvafık sa'y etse, sefahete vakit bulamayacaktır." ifadesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
[72] "Hakaik-i meşrutiyetin sarahaten ve zımnen ve iznen dört mezhepten istihracı mümkün olduğunu dâvâ ettim." Hakaik-i meşrutiyetin dört mezhepten istihracının sarahaten ve zımnen ve iznen olması ne demektir?
[73] "Hürriyet tam zamanında doğdu. Ahval ve ilcaat-ı zaman tam terbiyesine hizmet ister. Sun’î ve ihtiyarî değil, ta ki çok külfete muhtaç olsun." İzah eder misiniz?
[74] "Bu hükûmet-i zaîfeyi âdi adamlar idare edebilirdi. Amma bu kadar metin ve dehşetli, kaviyyen emel ettiğimiz yeni hükûmeti omuzunda taşıyacak hârika ve dâhî adamlar lâzım..." İzah eder misiniz?
[75] "Hasmınızın elinde bir hüccet-i kàtıa olurum." ifadesini nasıl anlamalıyız?
[76] "Bu zaman-ı mazide insan istidad-ı gayr-ı mütenahîye mâlik iken o kadar dar ve mahdud daire içinde hareket ediyordu ki: Güya insan iken hayvan gibi yaşadığından, efkâr ve ahlâkı o daire nisbetinde tedenni etmiş ve mahsur kalmış idi..." İzah eder misiniz?
[77] "Nâsın nasihatini kabul etmeden nâsa nasihati kabul ettirmek istedim." ifadesini nasıl anlamalıyız?
[78] "Tasallut-u medeniyetin zamanında âlemin hükümranı, ilim ve mârifettir. Müvellidi medeniyet ve şanı tezeyyüd ve ömrü ebedî olduğundan herhangi devletin hayat ve müdebbiri olmuş ise,.." İzah eder misiniz?
[79] "Belki hafif ve az istibdadı, şiddetli ve kesretli yapmakmış!" Üstad neden hürriyet zamanına zayıf istibdat, meşrutiyet zamanına şiddetli istibdat diyor?
[80] "İkincisi: Birşeyi tergib veya terhib etmekle ondan daha mühim şeyi tenzil edeceklerinden, muvazene-i şeriatı muhafaza etmiyorlar... Güya insanları eski zaman köşelerine çekiyorlar, sonra konuşuyorlar." cümlelerini izah eder misiniz?
[81] "Yâ Rab! Ne saadetli bir kıyamet ve ne güzel bir haşir ki, وَالْبَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ hakikatinin küçük bir misâlini bu zaman bize tasvir ediyor." cümlesini izah eder misiniz?
[82] Bediüzzaman, mealen "Artık maddi kılıç kınına girmiştir. Medenilere galebe ikna iledir." demektedir. "Evvelde İslam'ın stratejisi kılıç üzerineydi, ama şimdi medeniler çoğaldığından onlara galebe ikna ile olması lazımdır." gibi bir mana çıkarmak doğru olur mu?
[83] "İşte o nutku şimdi neşrediyorum. Ta ki, Meşrutiyeti lekeden ve ehl-i şeriatı meyusiyetten ve ehl-i asrı tarih nazarında cehil ve cünundan ve hakikati evham ve şüpheden kurtarayım." İzah eder misiniz?
[84] "Hükûmeti varta-yı mevtten tahlis ve bu millet-i mazlumede cevahir-i insaniyeti izhar,.." Hükumeti meşrutiyet mi kurtarmış, hilafet devam etseydi olmaz mıydı?
[85] "O yarının zamanı, on beş sene sonra yirmi sekiz senedir müellifin sebeb-i hapsi olan Siracü’n-Nur’un âhirindeki bahse bakınız. Tam o yarı cinayeti bileceksiniz." İki yarı cinayeti açıklar mısınız?
[86] "Beşinci sual: Maddî tazyikler, ehl-i meslek ve fikre galebe etmediği gibi daha ziyade nifak ve tefrika vermez mi?" cümlesini izah eder misiniz?
[87] "Bu inkılâb-ı azîmin fatihası mucize gibi başladığı için bir fâl-i hayırdır ki, hâtimesi de pek güzel olacaktır." cümlesini izah eder misiniz?
[88] "İşte sulh-u umumî, aff-ı umumî ve ref-i imtiyaz lâzım. Tâ ki, biri bir imtiyaz ile başkasına haşerat nazarıyla bakmakla nifak çıkmasın." cümlesini açıklar mısınız? Umumi af adalete uygun mudur?
[89] "Şayet zaman-ı mazi cânibinden, Asr-ı Saadet mahkemesinden adaletnâme-i şeriatla davet olunsam; neşrettiğim hakaiki aynen ibraz edeceğim. Olsa olsa, o zamanın ilcaatının modasına göre bir libas giydireceğim." ifadelerini izah eder misiniz?
[90] "Zira onlar kâh öküz arabasına binmişler, yola gitmişler; biz birden bire şimendifer ve balon gibi mebâdiye bineceğiz, geçeceğiz." Burayı açar mısınız, zira biz Batı'dan çok geride kalmışız?..
[91] "Hakikat tahavvül etmez; hakikat haktır." ifadesine binaen; tevazu, kafire karşı olursa hak olmaktan çıkmaz mı?
[92] "Acaba bahçıvan bir bahçenin kapısını açsa herkese ibahe etse, sonra da zayiat vuku bulsa kabahat kimdedir." cümlesini açıklar mısınız?
[93] "Avrupa, bizdeki cehalet ve taassup müsaadesiyle, şeriatı -hâşâ ve kellâ- istibdada müsait zannettiklerinden, nihayet derecede kalben üzülmüştüm. Onların zannını tekzip etmek için, Meşrutiyeti herkesten ziyade şeriat namına alkışladım." İzah eder misiniz?
[94] "Şeriatın bir hakikatine bin ruhum olsa feda etmeye hazırım. Zira, şeriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve fazilettir. Fakat ihtilâlcilerin isteyişi gibi değil." cümlesini izah eder misiniz, fark nedir? Şer'i devlet sistemi nasıl olmalı?
[95] "Zira yalanlarla ittihad yalandır. Ve ifsadat üzerine müesses olan ism-i meşrutiyet, fâsittir. Müsemmâ-i meşrutiyet hak, sıdk, muhabbet ve imtiyazsızlık üzerine beka bulacaktır..." Devamıyla izah eder misiniz?
[96] "Fakat yedi renk sür'atle çevrilirse yalnız beyaz göründüğü gibi, o ayrı ayrı matlaplardaki fesadâtı binden bire indiren ve avâmı anarşilikten kurtaran ve efrad elinde kalan umum siyaseti mucize gibi muhafaza eden lâfz-ı şeriat yalnız göründü." Bu kısmı açar mısınız?
[97] "İslâmiyet ise, insaniyet-i kübrâ; ve şeriat ise, medeniyet-i fuzla (en faziletli) olduğundan, âlem-i İslâmiyet, medine-i fazilet-i Eflâtuniye olmaya sezâdır." Üstad Asr-ı saadet zamanını nazara vermeyip, Eflatun'un hayali şehrini neden zikrediyor?
[98] "Ey hürriyet-i şer'î! Öyle müthiş ve fakat güzel ve müjdeli bir sadâ ile çağırıyorsun..." Hürriyet ile şeriatı nasıl bağdaştırabiliriz?
[99] "Yeis, mâni-i herkemâldir. 'Neme lâzım, başkası düşünsün.' istibdadın yadigârıdır." Yeis nasıl istibdadın yadigarıdır?
[100] "Dersaadet'e geldim. Saadet tevehhümü ile o vakitte -şimdi münkasım olmuş, şiddetlenmiş olan- istibdadlar, merhum Sultan-ı Mahlu'a isnad edildiği halde; onun Zabtiye Nâzırı ile bana verdiği maaş ve ihsan-ı şahanesini kabul etmedim, reddettim." Burada, ülkeyi ele geçirmek isteyen dış güçlerin, sultanın yanında yer edinip, zoraki bir istibdat yapmışlar diye düşünüyorum, ne dersiniz?
[101] "Matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli... Yanlışlık, tatbik-i nazariyat ve muktezâ-yı hali düşünmemekten çıkar." İzah eder misiniz?
[102] "Dördüncü sual: Bir mâsumu idam etmek mi, yoksa on câniyi affetmek mi daha zarardır?" İzah eder misiniz?
[103] "İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtırlar." Bu cümle neye binaen söylenmiş ve manası nedir?
[104] "Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir." Burayı, hassaten; "söz anlamayan vahşiler", kısmı ile açar mısınız?
[105] "Hamiyetli ve münevverü’l-fikir bir zâbiti zâyi etmek, mânevî kuvvetinizi zâyi etmektir. Zira şimdi hükümfermâ, şecaat-i imaniye ve akliye ve fenniyedir. Bazan bir münevverü’l-fikir, yüze mukabildir. Ecnebîler size bu şecaatle galebeye çalışıyorlar. Yalnız şecaat-i fıtriye kâfi değil." İzah eder misiniz?
[106] "Şimendifer-i kanun-u şer’iye-i esasiyeye amelen ve burak-ı meşveret-i şer’iyeye fikren bineceğiz." cümlesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
[107] "Adalet namazında kıbleniz dört mezhep olsun. Tâ ki namaz sahih ola..." İzah eder misiniz?
[108] "Hürriyeti, âdâb-ı şeriatla takyid ediniz. Zira cahil efrad ve avam-ı nâs kayıdsız hür olsa, şartsız tam serbest olsa, sefih ve itaatsız olur." İzah eder misiniz?
[109] "Bu zamanın en büyük farz vazifesi, ittihad-ı İslâmdır." Bu ifadede geçen "farz vazife" tabirini nasıl anlamalıyız?
[110] "Her bir mü'min i'lâ-i Kelimetullah ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakki etmektir." cümlesini izah eder misiniz? Burada geçen "mükellef" nasıl oluyor? Bir şeyin mükellef olması için farz olması gerekiyor; bu konuda âyet var mı?
[111] "Bu kuvvetli Asya ve Rumeli tarlası çok şübban-ı vatan mahsulü vereceğinden kaviyyen ümidvarız." izah eder misiniz? Burada geçen "Asya"dan maksat; Türkiye, Türki Cumhuriyetler, Orta Asya Ülkeleri, "Rumeli"den maksat da Arnavutluk ve Bosna Hersek gibi Müslüman devletler midir?
[112] "Laübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebiye sevdiremezler. Zira, mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez." Buradaki "meslek" ne anlama geliyor; "ideoloji" anlamında mı?..
[113] "Menafi-i umumiye olan hukukullahı izinsiz tasarruftan sizi tahlis eden..." İzah eder misiniz?
[114] "Kendi kendine olmuş istemediğim bir şöhret-i kâzibem vardı, onunla avama nasihatımı tesir ettiriyordum; maalmemnuniye mahvettiniz." İzah eder misiniz?