Ana Sayfa

Sorularla Risale

Kategori İçerikleri

[1] "Ahmed Nazif'in bu defa çok meşgaleler içinde yazdığı, yalnız On Dokuzuncu Mektup'ta tevafukatının mecmuu, dokuz bin sekiz yüz otuz üç adede bâliğ olduğunu gördük." Burada "dokuz bin sekiz yüz otuz üç" adet tevafukat, neyin tevafukatıdır?
[2] "Hazret-i İsâ Aleyhisselâm, İncil-i Şerifte demiş ki: 'Ben gidiyorum, tâ size tesellîci gelsin.' demesiyle Kur’ân’ın beşere gayet büyük bir neticesi, bir gayesi, bir hediyesi, tesellîsidir." Bu teselli sadece Kur'an mıdır, Peygamber Efendimizin hadisleri de teselli değil mi?
[3] Risale-i Nur yüzü aşkın meseleyi halletmiş deniliyor. Eski asırlardaki büyük zatlar Risalenin hallettiği bu soruları nasıl hallediyorlardı? Avamın aklına bu sorular gelmeyebilir. Ancak deha sahibi bu büyük zatların aklına geliyordu mutlaka.
[4] "İnsan için hakikî tesellîyi ve istinat ve istimdat noktalarını yalnız Kur’ân veriyor. En ziyade o tesellîye muhtaç bu zamandır." Ahir zamana göre Asr-ı saadet o teselliye daha muhtaç değil miydi? Burada geçen “zaman” kelimesinin sınırları nelerdir?