Ana Sayfa

Sorularla Risale

Yedinci Mektup
2وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَداً دَاۤئِمًا 3

AZİZ kardeşlerim,

Bana söylemek üzere Şamlı Hâfıza iki şey demişsiniz:

Birincisi: “Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın Zeyneb’i tezevvücünü, eski zaman münafıkları gibi yeni zamanın ehl-i dalâleti dahi medar-ı tenkit buluyorlar; nefsanî, şehevânî telâkki ediyorlar” diyorsunuz.

Elcevap: Yüz bin defa hâşâ ve kellâ! O dâmen-i muallâya şöyle pest şübehâtın eli yetişmez. Evet, on beş yaşından kırk yaşına kadar, hararet-i gariziyenin galeyanı hengâmında ve hevesât-ı nefsaniyenin iltihabı zamanında, dost ve düşmanın ittifakıyla kemâl-i iffet ve tamam-ı ismetle Haticetü’l-Kübrâ (r.a.) gibi ihtiyarca birtek kadınla iktifa ve kanaat eden bir zâtın, kırktan sonra, yani hararet-i gariziye tevakkufu hengâmında ve hevesât-ı nefsâniyenin sükûneti zamanında kesret-i izdivaç ve tezevvücâtı, bizzarure ve bilbedâhe, nefsanî olmadığını ve başka ehemmiyetli hikmetlere müstenit olduğunu, zerre kadar insafı olana ispat eder bir hüccettir.

Sonraki Sayfa
Altıncı MektupSekizinci Mektup

Lügatler

Geri

ahval : haller, durumlar
akvâl : sözler
Aleyhissalâtü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
aziz : izzetli, çok değerli, saygıdeğer
bilbedâhe : ap açık bir şekilde
bizzarure : zorunlu olarak
dâmen-i muallâ : yüksek namus sahibi; yüce, yüksek etek
ef’al : fiiller, işler
ehl-i dalâlet : doğru ve hak yoldan sapmış, inançsız kimseler
galeyan : kaynama, coşma
hararet-i gariziye : duyguların kuvvetli olması hâli, ateşlilik
hâşâ ve kellâ : asla ve asla, kesinlikle öyle değil
hengâmında : sırasında, zamanında
hevesât-ı nefsaniye : nefsin hevesleri, arzu ve istekleri
hikmet : gaye, fayda
hüccet : delil
iktifa : yetinme
iltihab : tutuşma, alevlenme
ittifak : birleşme, birlik
kemâl-i iffet : tam ve eksiksiz bir iffet ve namusluluk
kesret-i izdivaç : çok evlilik
medar-ı tenkit : tenkide sebep
münafık : iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen kişi
müstenid : dayanan
nefsânî : nefsin hoşuna gider şekilde
pest : alçak, aşağı
sükûnet : durgunluk, hareketsizlik
şehevânî : şehvetle ilgili, şehvetle alâkalı
şübehât : şüpheler
tamam-ı ismet : hata ve günahlardan tamamıyla uzak
telâkki : anlama, kabul etme
tevakkuf : durma, duraklama
tezevvüc : evlilik, evlenmek
tezevvücât : evlilikler
Zât-ı Risâlet : kendisine kitap gönderilmiş olan Zât; Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.m.)

Geri

Dipnotlar

Geri

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, dâima üzerinize olsun.

Geri