Ana Sayfa

Sorularla Risale

Sorularla Sözler - 46. Bölüm: Onuncu Söz

Görüntülü soru ve cevaplarımızın bu bölümünde Sözler kitabının Onuncu Söz isimli risalesinden sorular cevaplanmaya devam edilmektedir.


 



 

“Hem bütün o raiyyet, Sani-i Zülcelal’in kıymettar ihsanatının numunelerini ve harika sanat antikalarını çarşı-yı âlem sergilerinde, ticaret nazarında temaşa etmek için, şu teşhirgahta birkaç dakika durup seyrediyorlar; sonra kayboluyorlar.” Bu cümleyi “ticaret” mihveri çerçevesinde açar mısınız? Ayrıca, “sonra kayboluyorlar” ifadesi ne anlama geliyor?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Daimî saraylar ve müstemir meskenler ifadesi kullanılıyor. “Daimi ve müstemir” kelimelerini nasıl anlamalıyız?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

“Evet, öyle sermedi bir saltanat, muhaldir ki: şu faniler ve zail zeliller üstünde dursun.” cümlesinde ebedî hayatın olacağı, sermedi saltanatın böylece devam edeceği vurgulanıyor. Halbuki; mahlukatın varlığı Allah’ın zat, sıfat ve esmâsının yanında hiç hükmündedir; gölgenin gölgesidir. Bu zayıf varlıkların ne ehemmiyeti var ki; o sermedi saltanat bunlar üzerinde ebedîyen tezahür istiyor?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Altıncı hakikatteki temsilde, “handaki misafirlerin kendine mahsus fotoğrafıyla handaki sûretleri almalarını,” ayrıca hizmetkârlar vasıtasıyla misafirlerin de fotoğraflarının tespit edilmesini nasıl anlamalıyız?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Altıncı Hakikatte dokuz esası anlamanın ve idrak etmenin yolu “sarhoş olmama” şartına bağlanıyor. Burada farklı alternatif kelimeler yerine “sarhoş” tabirinin tercihi nedendir?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Birinci esasta “o han gibi bu dünya dahi kendi için değil” denilip üç nokta konulmasından anlaşılıyor ki, bu cümlenin tefekkür edilmesi isteniyor. Bu hususta fikrinizi öğrenebilir miyiz?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Dar’üs-selâm ne demektir?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Altıncı hakikatin dördüncü esasının haşiyesinde, bir mahlukun üç mühim gayesinden birincisinin “O şeyin Saniine” baktığı ifade ediliyor ve “vücuda gelemeyenlerin, belki bilkuvve niyet hükmünde olan istidadı”nın da bu gaye için kâfi olduğu belirtiliyor. Bu noktayı açıklar mısınız? Bu dünyada bir an görülüp kaybolup gidenlerle, yaşayıp gidenler arasında ahiret açısından nasıl bir farklılık vardır?


 

 

İndirmek için tıklayın...
Soru ve cevabı okumak için tıklayın...
 



 

Sohbetin Tamamı


 

 

İndirmek için tıklayın...
 

OKUNMA: 3351

Sorularla Risale