Ana Sayfa

Sorularla Risale

MUSİBET

Musibet kelimesi, daha çok insana isabet eden hastalık, bela, sıkıntı gibi elem ve keder verici hâdiseler için kullanılır. Ve bunlarla insanoğlu, sabır imtihanına tabi tutulur.

Her hastalık, her musibet ayrı bir sabır imtihanıdır. Bu imtihanı kaybeden insanlar, kadere itiraz etme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

“Evet musibetin darbesine karşı şekva suretiyle elbette aciz ve zaîf insan ağlar; fakat şekva ona olmalı, ondan olmamalı..” (Mektûbat)

Bir hadis-i şerifte de şöyle buyuruluyor:
“Belâların en büyüğü peygamberlere, sonra evliyaya, sonra diğer has kullara, gelir.”

Belâ, denilince “musibetlerle imtihan olmayı” anlıyoruz. Ağır imtihanların neticeleri de büyüktür.

“Rahmetim gazabımı geçti” hadis-i kudsîsine şöyle bir mânâ da veriliyor:

“Her musibetin altında Allah’ın nice rahmet cilveleri vardır ki, o musibetin verdiği elemleri, acıları geçmiştir.”

Her musibeti, her hastalığı yahut her felaketi mutlaka bir “kahır” tecellisi olarak görmemek gerekir.

Nefsimizin hoşuna gitmeyen ve fâni dünyamızı karartan olaylar:
-Ya İlâhî bir ikazdır, bizi yanlış yoldan geri çevirir.

-Veya, günahlarımıza kefarettir; acımızı bu dünyada çektirir, ebedî âleme bırakmaz.

-Yahut, insan kalbini geçici dünya hayatından, Allah’a ve âhirete çevirmeye bir vasıtadır.

OKUNMA: 1833

Sorularla Risale