Ana Sayfa

Sorularla Risale

MU’TEZİLE

İslâm dünyasında ortaya çıkan düşünce akımlarından biri de Mu’teziledir. Mezhebin kurucusu kabul edilen Vasıl b. Ata, önceleri Hasan-ı Basri’nin talebesidir. O günün tartışılan konularından biri olan “Büyük günah işleyenin durumu” meselesinde, hocasına muhalefet eder, O’nun meclisinden ayrılıp yeni bir ders halkası kurar. Hasan-ı Basri’nin “Vasıl bizden i’tizal etti (ayrıldı)” demesinden hareketle bu yeni ekole Mu’tezile adı verilir.

Mu’tezile mezhebi, Abbasiler döneminde 200 yıl boyunca devletin resmi mezhebi olur. Özellikle “Kur’an mahluktur” görüşü, ulemaya zorla kabul ettirilmek istenir. Kabul etmeyenlere kuvvet uygulanır. İmam-ı Azam, Ahmed b. Hanbel gibi nice âlime sıkıntı verilir, işkence yapılır.

İmam-ı Maturidî ve İmam-ı Eş’arî’nin büyük gayretleri sonunda Mu’tezile hakimiyetini kaybeder. Bunda, medreselerin çok büyük rolü olur.

Mutezile, “Kul fiilinin halıkıdır. Büyük günah işleyen küfürle iman arasında kalır. Kur’an mahluktur. Günaha ceza vermek Allah’a vaciptir” gibi ehl-i sünnet itikadına uymayan fikirleri dolayısıyla “ehl-i dalalet” fırkalarından sayılmıştır. Ehl-i sünnet alimleri bunların küfürlerine hükmetmemişler, sadece “doğru yoldan sapan” mânâsına “ehl-i dalalet” diyerek tedbirli ve temkinli bir ifade kullanmışlardır. Günümüzde de bir kısım insanlar bilerek veya bilmeyerek bu mezhebin bazı görüşlerini dile getirirler. Mesela, “Ben kaderimi kendim çizerim” diyen birisi, aslında Mu’tezileye uyan bir söz söylemiş olur.

OKUNMA: 1923

Sorularla Risale