Ana Sayfa

Sorularla Risale

Risalelerde Hazreti Osman’ın iman etmesi konusu birkaç cümle ile yer almaktadır. Aşağıda yer alan iddiada bu cümlelerin tarihi realite ile çeliştiği dile getirilmektedir. İşin gerçek boyutu nedir?

İtiraz Edilen Kısım:   

"Hem Hazret-i Osman’ın arkadaşlarından Sa’d İbn-i Bint-i Küreyz, kâhinlik vasıtasiyle, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın nübüvvetini gaibden haber almış. Bidâyet-i İslâmiyette, Hazret-i Osman-ı Zinnûreyn’e demiş ki: 'Sen git îmân et.' Osman bidâyette gelmiş, îmân etmiş. (...)"(1) 

İddia:

İbn Sa’d’ın rivayetine göre Zübeyr b. Avvam Müslüman olduktan sonra, Hz.Osman,Talha b.Ubeydullah’la birlikte, Peygamberimizin yanına gittiler.  

Peygamberimiz, onlara İslâm dinini arz etti. Kur'an-ı Kerim okudu, İslâm şeriatını anlattı. Müslüman oldukları takdirde, Allah katında büyük izzet ve şeref kazanacaklarını vadetti. İkisi de hemen iman ettiler.

Hz. Osman’ın Rüyası:

Hz. Osman: "Ya Resulullah! Şam’dan bir haberle geldim: Biz, Muan ile Zarkâ arasında bulunduğumuz ve uyuduğumuz sırada bir seslenici 'Ey uyuyanlar, uyanın! Ahmed (a.s.) Mekke’de zuhur ett.i' diye bize seslenmişti. Mekke’ye gelince, seni işittik!" dedi.

İddiaya Cevap:

Adı geçen kaynaklarda Hz. Osman’ın Müslüman olmasıyla ilgili haberlerin, Bediüzzaman Hazretlerinin naklettiği haberle çelişen bir tarafı yoktur. Hz. Osman’ın bu kâhinin haberini dinlemesi, sonradan rüya görmesine ve başka zatlarla birlikte gidip Müslüman olmasına hangi mani vardır?

Bediüzzaman’ın bahsettiği binti Küreyz Hz Osman’ın teyzesidir. Çünkü, Hz. Osman’ın annesi Erva Küreyz bin Rabia’nın kızıdır.(bk. İbn Hacer, Tehzib-Haydarâbâd, 1326 h. -, 7/139; Mecmau’z-Zevaid, 9/255).

Bir rivayete göre, kehanetle Hz.Osman’a Hz. Muhammed (a.s.m)’in peygamberliğini müjde veren kişi bizzat onun teyzesi BİNTİ KÜREYZ’dir. Teyzesinin kalbinde tesir icra eden bu sözlerinden sonra, sık sık uğradığı Hz. Ebu Bekir’in meclisine gittiğini, teyzesinin sözlerini ona anlattığını, Ebu Bekir’in de “kendisinin akıllı bir adam olduğunu, hakkı batıldan ayırabilecek kabiliyete sahip bulunduğunu, ne zararı ne de yararı olmayan şu sağır, kör, dilsiz putlara tapan kavimlerinin yanlış yolda olduğunu ve teyzesinin söylediklerinin doğru olduğunu” söylediğini kayd eden Hz. Osman, netice itibariyle gidip Müslüman olduğunu beyan etmiştir. (bk. Yusuf Nebhanî, Huccetullahi’l-baliğa, s.170).

- Aynı habere yer veren İbn Kesir, el-Hındî, Hz. Osman’ın teyzesinin ismini “Su’dâ / Sadî (Sadiye) binti Küreyz” olarak vermiştir. (bk. el-Bidaye ve’n-Nihaye, 7/222-223; Kenzu’l-Ummal, h. No: 36284).

- Ahmed Zeynî Dahlan da “Hz. Ebubekir’in çağrısıyla Müslüman olanlar.” başlığı altında ilk olarak Hz. Osman’ın Müslümanlığını vermekte ve Bediüzzaman’ın söz konusu ettiği kıssayı birlikte işlemektedir. (bk. es-Sîret’u-n-nebeviye, 1/94).

- Görüldüğü üzere, yukarıda adı geçen bu kaynakların hepsinde, Bediüzzaman’ın söz konusu yaptığı kıssa ile birlikte Hz. Osman’ın Hz. Ebubekir’in de telkiniyle Müslüman olduğu yazılmıştır. Yani, bu kaynaklar, bu iki hususu bir çelişki gibi değil, birbirini pekiştiren ve birbirinin devamı iki ayrı olay olarak değerlendirmişlerdir.)

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Altıncı İşaret.

OKUNMA: 6346

Niyazi BEKİ (Doç. Dr.)