Ana Sayfa

Sorularla Risale

Risalelerde müminin mümine bağlılığını ifade eden hadis rivayet edilirken "mersūs" kelimesi de yer almaktadır. Ne var ki, aşağıda yer alan iddiada böyle bir kelimenin hadiste yer almadığı ileri sürülmektedir. Hangi tespit doğrudur?

İddia:

Hadis, Buharî’nin ve Müslim’in rivayet ettiği hadislerdendir.  Ancak, bu hadiste "mersūs" kelimesi yoktur ve bunu hadise Said Nursî eklemiştir.

İddiaya Cevap:

Bediüzzaman, kendisi açıkça ifade etmiştir ki, Risale-i Nur’u telif ettiği sırada yanında hiçbir kaynak yoktu. Bu sebeple,

“yazdığımı hadislerin lafzında yanlışım varsa; ya tashih edilsin veyahut  'hadis-i bilmanadır' denilsin. Çünkü alimlerin büyük çoğunluğunun kabul ettiği görüşe göre hadis-i bilmana caizdir.”(1)

diye tembih etmiştir.

- Farklı hadis kaynaklarında bazı kelimelerin eksik veya fazla olduğu erbabı tarafından çok iyi bilinmektedir. Hiç kimse bunlara “ekleme” deyip ilgili alimleri itham etmemiştir. (Bu konuda geniş bilgi için bk. Suyutî, Tedribu’r-ravî, 2/98-102).

- Saf sûresinin 4. ayetinde “bunyanun mersus”  sözcüğü kullanılmıştır. İlgili ayetin meali şöyledir:

“Allah, taşları birbirine kenetlenmiş bir bina (bunyanun mersus) gibi saflar halinde, Kendi yolunda savaşanları sever.”

Böyle Kur’an’da yer alan bir sözcüğü -bil mana- olan hadis rivayetinde kullanmanın ne sakıncası vardır ki... Bunun bilerek yapılmadığına inanmayan kimse, yaptığı bu yersiz eleştirisinin kabul göreceğine inanıyorsa, inanç / düşünce mekanizmasını sorgulaması gerekir.

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektub, İHTAR haşiyesi

OKUNMA: 5275

Niyazi BEKİ (Doç. Dr.)