Ana Sayfa

Sorularla Risale

Kastamonu Lahikası'nda “...faraza hakiki beklenen o zat dahi...” ifadesinden “...ve bir asır sonra gelecek...” ibaresinin kaldırıldığı iddia edilmektedir. Bu konuda ne dersiniz?

Evvela, “...faraza hakiki beklenen o zat dahi...” ifadesi Envar Neşriyat tarafından neşredilen Kastamonu Lahikası sayfa 90’da aşağıdaki şekilde geçmektedir:

“Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki; herşeyi kendi hesabına aldığı için, farazâ hakiki beklenilen o zât dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için siyaset âlemindeki vaziyetten ferâgat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.”1

Aynı ifadeler aynı yayınevi tarafından neşredilen iki ayrı kitapta daha geçmektedirler. Sikke-i Tasdik-i Gaybi eserinde yukarıdaki paragraf aynen geçmekteyken (sayfa 50), Tarihçe-i Hayat isimli eser sayfa 290’da “... ve bir asır sonra gelecek ...” ibaresi ile beraber aşağıdaki şekilde geçmektedir:

“Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki; herşeyi kendi hesabına aldığı için, farazâ hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zât dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için siyaset âlemindeki vaziyetten ferâgat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.”2

Bu değişiklikle ilgili ilk olarak söylememiz gereken, bunun bir kasıt ile olmadığıdır. Çünkü eğer kasıt takip edilse aynı yayınevi tarafından basılan Tarihçe-i Hayat isimli eserde de aynı şekilde geçmesi gerekirdi.

İkinci olarak, bu farklılıkların nedeni bizzat müellif Bediüzzaman tarafından tashih edilen nüshalardaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu nüsha farklılıkları ile ilgili detaylı bilgiyi sitemizdeki “Risale-i Nur Nüshalarındaki Farklılıklar ve Bediüzzaman'ın Tasarrufları” isimli makalemizde bulabilirsiniz.

Yukarıda zikredilen mektupların orijinal nüshalardaki suretlerini, şüpheleri izale etmek için aşağıda neşrediyoruz. Mektupları büyütmek için lütfen üzerlerine tıklayınız.

Kastamonu Lahikası El Yazması Nüshaları - 1
El yazması mektuplardan derlenen bir nüsha.3  Altı kırmızı ile çizilen kısımda “...faraza hakiki beklenilen o zat dahi bu zamanda gelse ...” şeklinde geçmektedir.

 

Kastamonu Lahikası El Yazması  Nüshaları - 2
El yazması Kastamonu Lahikası kitabının bir nüshası.4 Altı kırmızı ile çizilen yerde “...faraza hakiki beklenilen o zat dahi bu zamanda gelse...” şeklinde geçmektedir.

 

Kastamonu Lahikası El Yazması  Nüshaları - 3
El yazması Kastamonu Lahikası'nın başka bir nüshası.5 Altı kırmızı ile çizilen kısımda “...faraza hakiki beklenilen o zat dahi bu zamanda gelse ...” şeklinde geçmektedir.

 

Kastamonu Lahikası El Yazması  Nüshaları - 4
El yazması Kastamonu Lahikası kitabının farklı bir nüshası.6 Altı kırmızı ile çizilen yerde “...faraza hakiki beklenilen o zat dahi bu zamanda gelse...” şeklinde geçmektedir.

 

Kastamonu Lahikası El Yazması  Nüshaları - 5
El yazması mektuplardan derlenen bir başka nüsha.7 Bu nüsha farklı lahika mektuplarından derleme bir kitap olarak hazırlanmıştır. Altı kırmızı ile çizilen yerde “...faraza hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelse...” şeklinde geçmektedir.

"Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki, her şeyi kendi hesabına aldığı için, faraza hakikî beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zât dahi bu zamanda gelse..." cümlesini nasıl anlamalıyız?

Mehdi’nin iman, hayat ve şeriat olmak üzere üç temel vazifesi vardır. Bu vazifelerden en önemlisi ve birinci olan iman vazifesidir. Hayat ve şeriat geniş ve siyasi kavramlardır ki, bunların oluşması uzun bir süreç ister. Bu sebepten dolayı Mehdi (as) bu üç vazifeyi kısa hayatında cem edemez.

Mehdi (as) kendi hayat döneminde vazifelerinden en önemlisi olan iman vazifesini ifa edip, sair hayat ve şeriat vazifelerini nurani cemaatine ve takipçilerine bırakmak durumundadır. Zaten akılcı ve gerçekçi olan da budur. Zira Mehdi (as)’in bütün icraatları harika ve olağanüstü bir şekilde olsa, bu hem kainatta cari olan adetullaha, hem de imtihan sırrına zıt olur. Bu sebepten dolayı bu üç vazifeden hayat ve şeriat, uzun vadeli olmasından dolayı, Mehdi’nin bizzat şahsında değil, onun çizdiği rotada giden cemaatinin üstünde olacaktır.8

Bu gerçekten yola çıkarak, Üstad Hazretleri, faraza beklenen Mehdi bu zamanda gelse siyaseti anımsatan diğer iki vazifesinden feragat edip bütün mesaisini iman üstüne teksif edecektir, anlamında ifadelerle, bu zamanda imana hizmet etmek isteyenlere nasıl hareket edecekleri ile ilgili önemli bir ders veriyor. Nitekim kendisi de aynı şekilde iman hizmeti üstünde yoğunlaşıyor. Zira zaman ve zemin diğer iki vazifenin ifasına müsait değildir.9

Risale-i Nurlardan anladığımız manaya göre; Mehdiyet, bir asrı aşkın bir süreçtir. Bu süre içinde Mehdi (as)’in üç temel vazifesi olan iman, hayat ve şeriat Allah’ın izni ile vuku bulacaktır. Bu süreç içinde Mehdi’nin çileli ve sıkıntılı dönemleri olacağı gibi; galip, huzurlu ve adaletli günleri de olacaktır. Mehdi’nin bizzat şahsı çile ve sıkıntı içinde olması kuvvetle muhtemeldir. Zira temeli ve fikri programı atacak onun şahsıdır. Zaten rivayetlerde onun Deccal ile mücadele edeceği katidir.10 Ama mehdiyet sürecinde güzel ve saadetli günler de gelecektir.

Bu mehdiyet sürecini harika ve olağanüstü bir şekilde hurafevari bir Mehdi anlayışına indirgemek ve tatbik etmek hatalı bir bakış açısıdır. Böyle bir Mehdi anlayışı; İslam düşüncesinde yoktur.

Üstad'ın “...hakiki beklenen ve bir asır sonra gelecek o zat...” ifadesi; Mehdiyetin diğer iki önemli vazifesi olan hayat ve şeriat dairelerindeki mümessilleri konumunda olan talebeleri kasdedilmiştir. Nitekim: “ ... Tâ âhirzaman da hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişlettirir ve o tohumlar sünbüllenir. ...11 İfadesinde geçen “geniş dairesinde asıl sahipleri” açıklaması bunu göstermektedir.

Dipnotlar:

1. bk. Kastamonu Lahikası, (59. Mektup)

2. bk. Tarihçe-i Hayat, Kastamonu Hayatı.

3. On ikinci ve On Üçüncü Şualara ait mektublarla, Kastamonu Lahikasına ait ekser mektubları ve Lemaat’ı
ihtiva eden 602 sh.lik, Eflani Çalışlar Köyünden Şükrü Güngör elyazması. Üstad'dan musahhah. Envar Neşriyat Arşivi

4. Kastamonu Lâhikası. 568 sh.lik teksir. İslamköylü Hasan Ergünal yazısı. Envar Neşriyat Arşivi

5. Kastamonu Lâhikası. 518 sh.lik gayr-ı musahhah bir el yazma. Envar Neşriyat Arşivi

6. Yirmi Yedinci Mektub’a lâhika ve 1. parça. Kastamonu mektublarından 303 sh.lik bir elyazma. Hz.
Üstad’dan musahhah. Bölüm bölüm farklı kişilerce yazılmış. Envar Neşriyat Arşivi

7. Ekseriyeti Kastamonu Lahikasına ait mektublardan seçmeler. El yazma 185 sh.lik. Gayr-ı
musahhah. (Bu nüshada birkaç kişinin yazısı var. Burada görünen sayfa, Küçük Ali Ağabey'in yazısı.) Envar Neşriyat Arşivi

8. bk. Emirdağ Lahikası I, (206. Mektup)

9. bk. a.g.e.

10. bk. Mektubat, On Beşinci Mektup

11. bk. Kastamonu Lahikası, (72. Mektup)

OKUNMA: 11294

Sorularla Risale