Ana Sayfa

Sorularla Risale

Üstad'ın Daru-l Hikmet'ten aldığı maaşı, başkalara çok teberruk ve hediye ile beraber nasıl yetmiş? Eski Said maişetini nasıl temin etmiş? Hapis yemeklerini yemiş mi?

Muazzez Üstadımız'ın hayatı, iktisat ve kanaatle geçmiştir. Kanaat ise; bitmez tükenmez bir hazinedir. İktisat da bereketin sebep ve vesilesidir.

“Ben Ehl-i dünyaya iktisadımla meydan okuyorum, bu halim beni başkalarına el açtırmadan izzetle yaşatıyor”   ifadeleriyle Üstadımız bu hali hayatının kaidesi haline getirmiştir.

Ayrıca Ehl-i beyte mensubiyeti cihetiyle Cenab-ı Hak; izzetini koruyor ve zelil etmiyor. Bir şekilde Ehl-i beyti hıfz ve himaye etmektedir.

Muazzez Üstadımız üç yıl müddetince Darul Hikmet'ten beş bin kuruş maaş almıştır; bu maaşla sonradan birçok eserlerini bastırmıştır. Bir kısmını da hac için ayırmış, fakat gidememiş. 1950’ye kadar hac için ayırdığı imkanını kullanmıştır. Zaten, kut-u layemut yaşadığından bu para kendisine kifayet etmiştir.

1950’den sonra da eserlerin kendi payına düşen beş de bir hakkından istifade etmiştir. Hatta tayinat nevinden eserlerin beşte bir gelirini talebelerine de dağıtmıştır. Bunu ise; kaide haline getirmiştir. Emirdağ Lahikası'nda, bu tarzla ilgili olarak on iki abiyi vekil tayin etmiştir.

Bu gün; eserlerinin tayinatı ciddi olarak nazara alınsa, ehl-i hizmetin bütün ihdiyacatını giderecek durumdadır.

Eski Said döneminde ise; Son Şahitler'deki hatıralarda ifade edildiği gibi; ihtiyaç halinde fırınlara odun taşıyarak, kimseye muhtaç olmadan tayinatını çıkardığı mervidir.

Teberrük ve hediyelere mukabelesi ise; ciddi bir yekün teşkil etmez.

Hapisanelerin, az da olsa yemeklerini yemiştir. Zaten zehirlenmesi de gösteriyor ki hapiste ihtiyacı kadar yemeklerinden istifade etmiştir.

OKUNMA: 2558

Sorularla Risale