Ana Sayfa

Sorularla Risale

.Üstadımızın Hayru'l halefi var mıdır, olması gerekmez mi, olursa ne olur? Üstad'dan sonra, kendini cemaatin lideri gibi görmeden, bir ders arkadaşı olarak kabul eden, aynen Üstad'ın tarzı bir idareci istemiş olamaz mı?

Zaten o vazifeyi yapan ve o işlevleri yerine getiren mana; cemaat içinde her zaman vardır. Tecrübe ve ilim sahibi ağabeyler ve onların oluşturdukları meşveret, bir nevi Üstad'ın manevi makamını temsil ediyor. Ama dediğiniz gibi tahakküm ve baskı ile değil, bir ders ve dava arkadaşı olarak bu vazifeyi ifa ediyorlar. Bu sebeple bu cemaat başsız ve kendi halinde bir cemaat değildir.

Lakin bir şahsı Üstad gibi telakki etmenin ve ona öylece bağlanmanın çok riskli ve tehlikeli yönleri vardır:

Birinci olarak; böyle bir şahsa muhalif veya onun ayarında başka ağabeyler olursa, o zaman cemaatte kamplaşma ve ayrışma baş gösterir.

İkinci olarak; enaniyet ve benlik duyguları tahrik edilmiş olur.

Üçüncü olarak; Risale-i Nur mesleğinde bir makam ve mevki teşekkül eder ki; herkes gözünü oraya dikmek ile ihlası zedelenir. Kur’an ve iman hizmeti sekteye uğrar, bu da azim bir zarardır.

Dördüncü olarak; üstad telakki edilen ağabeyin, bir mizaç ve meşrebi mutlaka olacaktır. Ama mizaç ve meşrebi farklı olan ağabeyler, bu mizaç ve meşrebe girmek zorunda değildir. O zaman üstad telakki edilen ağabeyin otoritesi birleştiricilikten ziyade, dağıtıcı bir mahiyet alacaktır. Bu da faydadan çok zarar verir. Zira Üstad'ın makamını temsil edecek zatın, Üstad gibi geniş ve mükemmel bir mizaçta olması iktiza eder. Ancak o zaman bütün mizaç ve meşrepler onun riyasetine girebilir. Yoksa girmesi mümkün değildir. Üstad gibi bir üstadın geleceğini beklemek de gerçekçi olmaz. Daha bunun gibi yüzlerce sebepten dolayı böyle bir temsiliyetin imkansızlığı sabit olur, diye düşünüyoruz.

OKUNMA: 2544

Sorularla Risale