Ana Sayfa

Sorularla Risale

"Asrının müceddidini bilmeden ölen cehalet üzere ölür." çok sohbetlerde böyle bir hadis işittim, bunu nasıl anlamalıyız? Yani Üstad Bediüzzamanı bilmeden ölen alim olarak ölemez mi? Cehaletten kasıt nedir?

Evvela, mehdi ve müceddid  kavramlarının genel olarak fayda ve hikmetini ve imana dahil edilişinin sebebini kısaca özetleyelim.

Kur’an’ın en keskin terbiye metotlarından biri, muhatabını  havf ve reca arasında bırakması, yani umutlandırması ve korkutmasıdır. Böylece muhatap sürekli teyakkuzda olsun.  

İslam ümmeti, her dönem ve asırda umutlanma ve korkutulup ikaz edilmeye muhtaç olmasından, Peygamber Efendimiz (asv), o ulvi üslubu ile, ümmetini sıkıntılı ve ümitsiz dönemlerinde mehdi ve müceddid ile  takviye ettiği gibi, deccal gibi dehşetli şahısların fesadından da sakındırmıştır.

Müslümanların çok umutsuz ve derin yaralar aldığı zamanda, imdadına mehdi ve müceddid  gibi bir kurtarıcı ile müjdelemesi ve Müslümanları takviye etmesi, mehdi ve müceddid inancının bir faydasıdır. Her dönemde de bu şekil mehdi ve müceddid gibi zatlar, ümmetin imdadına yetişip onları irşad ile hakka sevk etmişlerdir. Her asırda gelen müceddidlere bir çeşit mehdi nazarı ile bakabiliriz.

İslam tarihinde çok sıkıntılı ve dehşetli dönemlerde bu mübarek zatlar, ümmete gerçekten tam rehberlik etmişler, hem dünya, hem de ahiret saadetlerinde onlara yol gösterip  yardımcı olmuşlardır. Onun için müceddid  inancı boş bir hurafe ve faydası olmayan bir avuntudan ibaret  değildir; çok gerçekçi faydaları olan bir inançtır.

Her dönemin ve asrın bir galip düşünce yapısı ve o döneme ait gerçekleri vardır. İşte o dönemde vazifeli müceddid veya mehdi, o dönemin şartlarına ve gerçeklerine münasip bir yol ve o asra uyumlu bir tarz ile gelir ve ona göre Kur’anı yorumlar. Bir cihetle o asra yöntem ve tarz olarak bir ayar çeker.

İşte o dönemin gereklerine uyan ve ona göre hareket eden bir zata tabi olmayan Müslümanlar, daima ezilir ve zarar görür. Bundan dolayı döneminin imamına tabi olmayan kişi cehalet üzerine ölür, tabiri doğrudur. Yanlış anlaşılmasın, kafir olarak ölür anlamında değildir. O zamanın şartları ve  gerekleri altında ezilir anlamındadır. Kimin, o dönemin, ya da asrın sahibi olduğunu, yani mehdisi ya da müceddidi olduğunu,  eserleri ve izlediği tarz ve metottan anlamak mümkündür.

Yanlış kişiyi mehdi ya da müceddid   bilmemiz, ya da mehdi veya müceddid olan bir kişiyi, mehdi ve müceddid bilmememiz, dini açıdan bir sorumluluk getirmez. Yani, Allah, hesaba çekip azap vermez. Ama dünya ve dini anlamak açısından daima eksik kalır ve sıkıntı içinde olur ve çok belalara maruz kalabilir. Yoksa alim olmayı veya iman ile kabre girmeyi müceddidin tekelinde görmek hatalı ve yanlış olur. Müceddidin veya onun meşrep ve mesleğinin  dışında da alim ve evliyalar bulunabilir. Çok evliya ve alimler asrının mücedidini göremedikleri ve tam anlayamadıkları için hata ve yanlışa düşmüşlerdir. Alim ve evliya hata yapmaz diye bir kaide yoktur.

OKUNMA: 3434

Sorularla Risale