Ana Sayfa

Sorularla Risale

Nefsini ıslah etmeyen kişi, başkasının imanına hizmet edebilir mi? Risalelerde iki manaya da gelen cümleler vardır. Bu konuyu açıklar mısınız?

"Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir."(1)

"... Nefsini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez."(2)

Nefsi ıslah etmek başka bir şey, imanın kurtulmasına vesile olmak başka bir şeydir. En günahkâr ve fasık bir mümin bile imana hizmet ile mükelleftir. Elinden ne geliyorsa yapmakla sorumludur.

"Nefsi ıslah etmek" daha kemal bir manadır. Mesela imanı var, farzları yapıyor, ama nefsin bir çok hastalık ve arızalarını da ıslah edememiş. Böyle bir kimse başkasına mürşid-i kamil olamaz. Zira kendi nefsini ıslah edememiş birisi başkasına o noktada mürşid-i kamillik yapamaz."Nefsini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez." sözü bu kemal mana içindir.

Yoksa imanı tehlikede olan birisine "Ben nefsimi daha tam ıslah edemedim, başka kapıya git." demek, makul  ve şeri bir yaklaşım olmaz.

Hem her insan kendinden daha aşağıda birisini bulabilir. Mesela, namaz kılıyor isek, namaz kılmayanlara namaz kılma hususunda mürşitlik yapabiliriz. Büyük günahları işlemiyorsak, bu hususlarda nasihatte bulunabiliriz vs. Kaldı ki iman hizmeti en alt birimdir, her mümin bu hizmeti görmek ile mükelleftir. 

Dipnotlar:

(1) bk. Kastamonu Lahikası, (124.Mektup)

(2) bk. Sözler, Yirmi Birinci Söz, Birinci Makam.

OKUNMA: 7307

Sorularla Risale