Ana Sayfa

Sorularla Risale

Dershanelerde kalan kişilere yapılan tebliğ ile dışarıdakilere yapılan tebliğ arasında ne gibi fark vardır? Tebliğ nasıl ve nerde yapılırsa yapılsın, tanıyacağı varsa olur mu?

Tebliğin en önemli rüknü; mukteza-yı hale mutabık hareket etmektir. Yani şahsın haline, durumuna, birikimine ve kapasitesine göre tebliğ yapmak gerekir. Muhatabımız çocuk ise onunla çocuk dili ile, yaşlı ise yaşlının anlayacağı bir üslup ve dil ile konuşmak gerekir.

"Adam hidayete erecekse benim nasıl konuştuğumun bir önemi yok." demek, Cebriyecilik olacağı gibi, "Adam mutlaka benim hitabıma göre hidayete erecek." diye kendimize mutlak bir paye çıkarmamız da Mutezilenin fikri olur. Halbuki Ehl-i sünnete göre insan tebliği en güzel ve gerçekçi bir şekilde yaptıktan sonra, neticesini Allah’tan beklemelidir.

İnsanların ilmi, içtimai, iktisadi ve fıtri durumlarını hesaba katarak tebliğde bulunmalıyız. Kader birisine hidayet götürmeyi murat ettiği zaman, bu hidayeti o şahsa götürecek uygun ve mutabık bir sebep arar. Şayet biz bu murada uygun ve mutabık bir sebep olamaz isek, kader başka sebeplere yönelir; biz de bu azim sevaptan mahrum kalırız.

OKUNMA: 1916

Sorularla Risale