Ana Sayfa

Sorularla Risale

24. "Said Nursi eserlerinde ebced ve cifr hesaplarıyla Kur’an ayetlerini hesap ettiğini ve bunun sonucunda kendi hayatı ile ilgili mesajlar tespit ettiğini bildirmiştir. Oysa onun kullandığı bu batıl yöntemi daha çok Yahudi kabala tarikatı, Şiiler ve büyücüler kullanmaktadır."

 

İddiaya Cevap:

Birçok tefsir âlimi tarafından kabul gören ve tarih boyunca İslam âlimlerinin kullandığı ilmi bir metod olan ebced hesabı için “büyücülerin işi” gibi yakıştırmalar yapan bilgisizleri bir kenara bırakarak, bir kaç ilmî noktaya değineceğiz:

“Keşfu'z-Zünûn”da, cifir ve ebced ilminin, konunun uzmanları olan mânevî ilimlerde derinleşen simalar için birçok esrarın anahtarı hükmünde bulunduğu ve Hz. Ali (ra) tarikiyle özellikle Ehl-i Beyte tevârüs eden bir ilim olduğu belirtilmiştir. Bu ilmin eski peygamberlerin kitaplarında da yer aldığına dair rivâyetlere işaret eden Çelebi,

 

 "Bu ilme, ancak ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdî, hakkıyle vâkıf olur."(1)

 

diyen bazı âlimlerin görüşlerine de yer vermiştir.

 

Hâkim'in Müstedrek adlı hadis kitabının tahkikli neşrini gerçekleştiren Yusuf Abdurrahman Maraşlı, söz konusu kitap için hazırladığı fihristin mukaddemesinde "ebced" konusuna da değinmiştir. O'na göre, İslâm öncesi dönemlerde Yahudî ve Hristiyanlar tarafından kullanılan ebced sistemi, İslâm'ın zuhûrundan itibaren yaklaşık bir asır kadar eserlerin tertibinde kullanılmış, daha sonra terk edilmiştir. Fakat, "ebced hesabı", bir matemetik sistem olarak, tarih boyunca kullanılmaya devam etmiştir.(2)

 

“Kur'an'ın, had ve hesaba gelmez mânaları, işaretleri, tefsirleri söz konusudur. Hâlbuki bunların hepsinin, Hz. Peygamber (asm) tarafından ifade edildiğini kimse gösteremez. Şüphesiz bu hakikatlar, yine de o kudsî kaynağın malıdır. İlm-i huruf değil; bilâkis, çok zâhir (Bâtinîliğin zıddı) ve bir aritmetik tablo içerisinde yer alan ebced hesabı ve gözle görünen tevafukları Kur'an'daki bazı işaret ve nüktelerinin anlaşılması için bir vesîle yapmamız, elbette Hz. Pegamber (asm)'in sünnetine uyma hususuna bir zarar vermez ve ona aykırılığı söz konusu olamaz.”(3)

 

Kaldı ki her şeyden önce bu konuda rivâyet edilen bir hadis-i şerif söz konusudur. Abdullah b. Abbas'ın, Cabir b. Abdullah'dan rivâyet ettiğine göre:

 

"Hz. Peygamber (asm), bir gün Bakara sûresinin baş kısmını (Elif-Lam-Mim) okurken, Yahudi asıllı Ebû Yâsir b. Ahtab, onu  dinler ve bir grup Yahudilerle birlikte bulunan kardeşi Huy b. Ahtab'a gelir, onlara işittiklerini anlatır. Bunun üzerine Huy b. Ahtab, yanındaki Yahudilerle birlikte Hz. Peygamber (asm)'in huzuruna çıkar ve

 

 "Sana gerçekten ‘Elif-Lam-Mim’ şeklinde bir şey vahyedildi mi?" diye sorar. Hz. Peygamber (asm):

 

"Evet!.." deyince, Huy:

 

"Bunu Cebrâil Allah katından mı sana getirdi?" diye sorar. Hz. Peygamber (asm)

 

"Evet!.." diye cevap verir. Bunun üzerine Huy:

 

"Allah'ın senden önce gönderdiği herhangi bir peygamber ümmetinin ömrünün ne kadar olduğunu belirttiğini bilmiyoruz. Sadece senin ümmetinin ömrünü belirtmiştir." der ve yanındakilere dönüp: "Elif 1; lam 30; mim 40'dır. Bunların toplamı 71 eder. Buna göre siz, ümmetinin ömrü 71 yıl olan bir peygamberin dinine mi gireceksiniz?" diye ilave eder. Sonra tekrar Hz. Peygamber (asm)'e:

 

"Bundan başka var mı?" diye sorar. Hz. Peygamber (ams):

 

"Evet, Elif-Lam-Mim-Sad da vardır." deyince, Huy, bunun 161 yaptığını ve diğerinden daha fazla olduğunu söyler ve tekrar Hz. Peygamber (asm)'e başka harflerin olup olmadığını sorar. Hz. Peygaber (asm): "Elif-Lâm-Ra; Elif-Lâm-Mim-Ra"nın da var olduğunu söyleyince; Huy b. Ahtap, işin karıştığını, bunların daha fazla bir rakam ifade ettiğini, bu durumda İslâm ümmetinin ömrünün az mı çok mu olduğunun bilinemiyeceğini söyler ve arkadaşları ile birlikte kalkıp gider. Yolda kardeşi Ebû Yasir:

 

 "Kim bilir, belki Muhammed (asm) ümmetinin ömrü -bütün bu harflerin gösterdiği toplam sayı olan- 734 senedir." şeklinde bir görüş beyan eder.(3).

 

Dipnotlar:

(1) bk. Kâtib Çelebi, Keşfu’z-Zünûn, I/592.

(2) bk. Maraşli, Yusuf Abdurrahman, Fihrisu Ahâdîsi'l-Müstedrek, s.19.

(3) bk. Nursi, Müdâfaalar, s.128.

(4) bk. bk.Taberî, I/93; Beydâvî, I/37; İbn Cüzeyy, et’-Teshil li Ulumi’t-Tenzîl, 35; Suyûtî,, el-İtkan, II/13; ed-Durru'l-Mensûr, I/23.

OKUNMA: 4196

Sorularla Risale