Ana Sayfa

Sorularla Risale

27. “Said Nursi, Nur suresi 35. Ayetinin Risale-i Nur’dan haber verdiğini iddia etmektedir."

 

İddiaya Cevap:

Nur suresinin 35. ayetinde nurla ilgili bir misal verilmektedir. Bu temsil ve misalden, olmuş ve olacak, maddî ve manevî  olgulara  işaret ettiği sezinlenmektedir. Bu sebepledir ki, eskiden beri İslam âlimleri bu ayet üzerinde durmuş ve farklı yorumlar yapmışlar.

 

İmam Taberi’nin bu ayete ilk verdiği mana şudur:

“Allah göklerde ve yerde olanların hadisidir/hidayet edicisidir. Onlar, onun nuru ile hakka ulaşırlar, onun nuru ile dalaletten hidayete ererler.” (bk. Taberi, ilgili ayetin tefsiri).

Bu açıklama bile tek başına her asırdaki hak yolun rehberlerine işaret ettiği gibi, bu asrın hidayet rehberi olduğu, vicdan sahibi milyonlarca insanın kabul ettiği Risale-i Nurların, Kur’an nurundan istifade ve istifaza yoluyla ortaya koyduğu, nurlu hizmete de işaret ettiğine şüphe yoktur.

 

Ünlü tefsir alimi Fahruddin Râzî de "Buradaki 'nur'dan maksat, manevi nur olan hidayettir." demektedir. Çünkü, ayette, özellikle hidayet kavramına yer verilmiş olması, bu anlamı pekiştirmektedir.  Demek buradaki “nur” kelimesi ilim ve güzel amele hidayet olmak, onlara muvaffak olmak manasına gelir.(bk. Razi, ilgili ayetin tefsiri).

 

Kur’an’ın işaretlerinin, her asra bakan yönünün bulunduğu muhakkik âlimlerin ittifak ettiği bir husustur. Her asra bakan ciheti olduğu gibi, bu asra da elbette bakan bir yönü vardır.

 

Ünlü alimlerden İbn Aşur’un bildirdiğine göre, “nur” kavramının üç önemli manası vardır: İlmi burhan/delil,  nefsî/zatî kemalat ve nurani müşahedeler.(bk. İbni Aşur, ilgili ayetin tefsiri).

 

Şimdi bakalım; Kur’an’ın hakikatlerini ilmi delillerle ispat eden Risale-i Nur’dan daha kuvvetli bir kitap varsa göstersinler! Dikkat edilirse iftirayı atanlar, Bediüzzaman’ın eserlerinin neredeyse % 80’ini teşkil eden “Tevhid, nubuvvet, haşir, ibadet” gibi konuları tamamen görmezlikten gelerek, zor zamanlarda çevresindeki bir avuç insanın davalarına sıkı sıkı bağlanmaları için teşvik etmek gayesiyle kaleme aldığı bu hakikatlere sataşanlar ehli vicdan olabilirler mi?

Diğer taraftan “nur” kelimesinin bir diğer anlamı olan “nefsî/şahsî kemalat” konusunda bu asırda Bediüzzaman’la boy ölçüşen kim var? Bütün hayatını Kur’an’ın hizmetine vakf eden, “Seksen senelik ömrümde dünya zevki namına bir şey bilmiyorum.” diyen ve hayatıyla ispat eden bu ahir zamanın hidayet mürşidinden, bu manadaki nurun manasına daha layık  kim var, gösterilsin!..

OKUNMA: 5194

Sorularla Risale