Ana Sayfa

Sorularla Risale

40. "Said Nursi, Celcelutiye adlı bir kasideden bahsetmektedir. Ona göre bu kaside Hazreti Peygambere nazil olmuş, O da Hazreti Ali’ye bunu bildirip, yazdırmıştır. Said Nursi bu kasidenin ne isnadını ve ne de kaynağını vermiştir."

 

İddiaya Cevap:

Celcelutiye kasidesinin kaynağı çok meşhurdur. "Ramuzu’l-Ahâdis" adlı eserin de sahibi olan büyük âlim ve mutasavvıf Şeyh Ahmed Ziyaeddin Gümüşhânevî’nin “Dersaadet-1311" neşir tarihli "Mecmuatu’l-Ahzab"  adlı üç ciltlik eserinin, “Şazeli” adını taşıyan cildinin 499-531 sayfaları arasında yer almaktadır.

İmam Gazalî, Celcelutiye kasidesi için bir şerh yazmıştır. Bu da  "Mecmuatu’l-Ahzab"ın aynı cildinin –derkenarda- 508-526 sayfaları arasında yer almaktadır. İkinci bir şerhi de bir Kutb-u azam olan Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri yazmıştır. Bu da aynı kitabın 527-551 sayfaları arasında bulunmaktadır.

İmam Gazali, Şeyh Ahmed el-Bunî’den naklettiğine göre, bu kasidenin aslı vahiydir. Hz. Peygamber (asm) İmam-ı Ali (ra)’ye yazmasını emretmiştir. Ve nebevi emrin gereği olarak Dört Raşit Halife ve Hz. Hasan (ra) hilafeti döneminde bunu taşımışlardır. Daha sonra Halife Harun Reşid’in eline geçmiştir. Ondan sonra da büyük âlim ve velilerden Şeyh İmam Nureddin el-Isfahanî’ye intikal etmiştir. Ondan da İmam Gazali’ye ulaşmıştır. (1).

Bediüzzaman Hazretleri de bu konuda şunları söyler:

 

 “...Gerçi elimde bulunan Celcelutiye nüshası en sahih ve en mutemeddir. İmam-ı Gazalî (R.A.) gibi çok imamlar Celcelutiye'yi şerh etmişler. Fakat bu Süryanî kelimelerin manasını tam bilmediğimden ve nüshalarda ihtilaf bulunduğundan, her birisinin vech-i işaretini ve münasebetini şimdilik bilmediğimden bırakıyorum.” (2)

 

Yukarıda zikrettiğimiz büyük âlimlerin kabul ettiğine göre, bu kasidenin aslı vahiydir. Aslı vahiy olmakla beraber, umum insanları ilgilendiren emir ve yasaklar gibi bir muhtevaya sahip değildir. Onun için bunu herkese tebliğ etme zorunluluğu yoktur. Özellikle âhir zamanda gelecek büyük müceddidin o eşsiz dinsizlik ve eşedd-i zulüm altında çok ağır vaziyetteki ağır yükünü hafifletmek için özel bir ilahî lütuftur.

 

Dipnotlar:

 

(1) bk. Mecmuatu’l-Ahzab, Şazeli cildi, s.511-512.

 

(2) bk. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Sekizinci Şua, s.126.

OKUNMA: 4290

Sorularla Risale