Ana Sayfa

Sorularla Risale

MUBEZAN

Farsçada “Ateşperestlerin âlimi, filozofu” anlamına gelen Mubezan, gerçekten ismindeki gibi ateşperest olmasının yanı sıra, âlim bir kişiydi. Kaynaklarda ismi Mubedan olarak da geçmektedir. Resul-i Ekremin (a.s.m.) doğduğu gece zamanın İran Kisrâsı Nûşirevan’ın sarayının eyvan ve kubbeleri çökmüş, Sava Gölü’nün suları çekilip kurumuş, ateşperestlerin kutsal mabetlerinde yanan ateş sönmüştü. Bütün bu hâdiselerden Nuşirevan’ın dehşete kapıldığı sırada, Mubezan gördüğü bir rüyayı anlattı. Rüyasında bir sürü serkeş develerin bir bölük Arap atlarını yedeğine alarak Dicle’yi geçip memleketine dağıldığını görmüştü. Bunun üzerine dehşeti iyice artan Kisrâ, rivayetlere göre bir kâhin istemesi üzerine Hîre meliki Nu’man bin Munzir’in tavsiyesiyle, Mubezan’ı kâhinliği ile tanınan Abdülmesih’e gönderdi. O da o sırada ölüm döşeğinde bulunan dayısı Satîh’e götürdü. Satîh muhatapları henüz bir şey söylemeden şu sözleri söyledikten sonra vefat etti: “Ey Abdülmesih! Ne zaman okuma artar, Herave’nin (kılıç ve asâ) sahibi ortaya çıkar, İran’ın ateşi söner, Semave vadisi taşar ve Save gölü batarsa Şam şehri artık Satîh için Şam değildir. Yıkılan kubbelerin sayısınca Sâsan sülâlesinden ondört melik ve melike gelir ve artık olacak ne ise olur.”

OKUNMA: 2094

Sorularla Risale