Ana Sayfa

Sorularla Risale

MUVAHHİDÎN HÜKÜMETİ

Kuzeybatı Afrika ve Endülüs’te 1140-1269 yılları arasında hüküm sürmüş bir İslâm devletidir. Asıl kurucusu İmâm-ı Gazâli’nin talebelerinden Muhammed bin Tumart el-Hüseynî’dir.

Muhammed bin Tumart, doğuda bulunan ilim merkezlerini dolaşarak başta İmam-ı Gazâlî olmak üzere zamanın önemli isimlerinden İslâmî ilimleri öğrendi. Sonra Hicaz’a giderek orada hac görevini yapıp memleketine döndü. Zamanının Murabıtîn (Murabıtlar) devlet yöneticilerinin aleyhinde bulundu ve halkı onların aleyhine çevirdi. Bu arada yapmış olduğu dinî derslerle halkın nazarında büyük şöhret kazandı.

Dönemin devlet başkanı Melik Ali’nin İmam-ı Gazâlî’nin İhyâu Ulûmi’d-Din adlı meşhur eserini yaktırması ve bölgede okunmasını yasaklaması üzerine halkı idarecilere karşı açıktan ayaklanmaya çağırdı. Böylece bağımsızlığını ilân etmiş oldu. Taraftarları iyice çoğalınca önde gelen müridlerinden Abdü’l-Mü’min bin Ali’yi komutan tayin ederek kırk bin kişilik bir kuvvetle Merakeş-Fas üzerine gönderdi. Ne var ki, Mülessimîn devletinin son yöneticisi konumunda olan İshak tarafından yenilgiye uğratıldı. Bu olaydan kısa bir süre sonra kendisi vefat etti. Bu yenilgi üzerine Abdü’l-Mü’min bin Ali ise, Merakeş civarındaki dağlara sığınarak şehri dışardan kuşatma yoluna gitti. Nihayet on bir ay süren kuşatmadan sonra Merakeş’i almayı başardı ve Muvahhidîn Hükümetinin başkenti yaptı. Daha sonra, Endülüs’ün güney kesimleri başta olmak üzere Batı Afrika’nın orta kesimlerini de idaresine kattı. Kendinden sonra gelenler devletin sınırlarını genişlettilerse de İspanyolların Endülüs’ün bir çok yerini ele geçirmesiyle birlikte topraklarını birer birer kaybettiler. Muvahhidin Devletinde, kuruluşundan yıkılışına kadar on üç kişi devlet başkanlığı görevinde bulundu. En son başkanı ise Ebû Debbûs’tur. Merakeş’teki tarihî Kurtuba ve Tasu Camileri bu dönemden kalma eserlerdir.

OKUNMA: 2946

Sorularla Risale