Ana Sayfa

Sorularla Risale

HARİCÎLER

Haricîler, Hz. Ali (ra) zamanında meydana gelen olaylarda önce Hz. Ali’nin yanında yer almışlar, Sıffin savaşı sonrası Hz.Ali hakemi kabul edince “Hüküm ancak Allah’ındır” ayetinden hareketle “Hakem ancak Allah’tır” demişler, ayrı bir grup oluşturmuşlardır. (En’am, 57; Yusuf, 40)

Hz. Ali onların bu fikirleri hakkında “Söz hak, fakat bununla batıl murat ediliyor” der. Çünkü Cenab-ı Hak, karı-koca arasındaki geçimsizlikte bile insanlardan bir hakem tayinini isterken, savaş gibi çok ciddi bir olayda hakeme müracaat edilmesi niçin kabul edilmesin? (Bak. Nisa, 35) Fakat ekseriyetle asabi, derin idrakten mahrum, sadece sloganla yola çıkan ve çabuk aldatılabilen haricîler bu inceliği görmemişler, Hz. Ali gibi bir İslam kahramanını küfürle itham etmişler, onu öldürmeyi “dine hizmet!” saymışlardır.

Hz. Ali (ra) kendi dönemindeki Haricîleri büyük ölçüde temizlemekle beraber, bu akım tarihin akış seyri içinde belli bir zihniyet olarak devam etmiştir.

“Dinde hassas, muhakeme-i akliyede noksan” bir takım kimseler, ismen Haricî olmasalar da, zihniyet olarak tam bir Harici örneği sergilemişlerdir.
Bunlar davalarına delil olarak “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler, kâfirlerin ta kendileridir.” Ayetini getirirler. (Maide, 44) Halbuki, aynı ayetin devamında benzeri bir üslupla “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir” “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir” denilmektedir.

Demek ki, Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenlerin bir kısmı kâfir, bir kısmı zalim, bir kısmı fasık olurlar.

Bir mümin de, İlahî bir emre uymamakla, meselâ namaz kılmamakla “Allah’ın indirdiğiyle” hükmetmediğinden günahkâr olur, ama kâfir olmaz.

OKUNMA: 2043

Sorularla Risale