Ana Sayfa

Sorularla Risale

KEMİYET

Kemiyet ve keyfiyet birbirinin karşıtı olarak kullanılan iki kavramdır.
Kemiyet, sayıcı çokluk, keyfiyet ise kalite anlamındadır. Mesela, binlerce demir para sayıca çoktur; fakat bu çokluk küçük bir elmasa mukabil gelmez.

“Kemmiyetin, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti yok.” (Mektûbat)

Bir böcekteki hayat şerefi, bütün bitkiler âlemini fazlasıyla tartar. Bir müminin değeri, dünyalar dolusu müşrikle kıyasa gelmez. Birinci misâlde hayat, ikinci misâlde ise iman keyfiyettir.

Yeryüzünde bir tek ümmeti olan, yahut hiç ümmeti bulunmayan peygamberlerin yaşadığı dönemler de olmuştur. O dönemlerde de yine bu Kâinat’ın Malik’i, o bir yahut iki sevgili kulundaki keyfiyetin hürmetine, nice kemiyetlere hayat hakkı tanımıştır.

İlim de bir keyfiyettir; bir âlim milyonlarca cahille mukayese edilmez.

Tebliğ ve irşad hizmetinde kemiyet-keyfiyet münakaşasının çok uzağında durmak gerekir. Zira, iman ve Kur’an hakikatleriyle tanışacak olan kalabalıklardan kimlerin, keyfiyet yönüyle, diğerlerinden daha ileri gideceği bilinmez.

Bediüzzaman, “Karşımda müthiş bir yangın var.” diyerek bütün ömrü boyunca insanların imanını kurtarmaya koşmuştur. O yangına maruz kalanların hepsi kemiyettir. Ama yangın söndürülebilirse o kemiyetten çok keyfiyetler çıkacaktır.

“Yeryüzündekilerin çoğuna uysan, seni Allah yolundan saptırırlar” ayeti, sayı çokluğunun önemli olmadığına dikkat çeker. (En’am, 116) Önemli olan, yanlış yolda giden kalabalıklara uymak değil doğru yolda ilerlemektir.

OKUNMA: 3159

Sorularla Risale