Ana Sayfa

Sorularla Risale

KESB-İ ŞER

Şerrin yaratılması şer değildir; şer olan, onu kesb etmek, yani şerri işlemek, ona yönelmek ve onu irade etmektir.

“Kesb-i şer, şerdir; halk-ı şer, şer değildir.” (Sözler)

Bütün ilâhî isimler gibi, bütün ilâhî fiiller de güzeldirler. Rahman ismi gibi, Kahhar ismi de güzeldir; güzel olmayan, kahrı gerektiren isyanları işlemektir.

Suç işlemek şerdir, ama suçluyu hapse atmak şer değildir.

Dalâlet fırkalarından birisi olan Mutezile Mezhebinde, şerrin yaratılması, şer telâkki edilir. Buna göre, canilere ceza vermeyi şer kabul etmek gerekiyor.

İnsanlar, çoğu zaman, şer kelimesini kendi hoşlarına gitmeyen, rahatlarını kaçıran ve huzurlarını bozan hadiseler için kullanırlar. Hâlbuki, bu hadiseler insan için birer imtihan vesilesi, birer terakki aracıdır. İnsan- oğlu bu şerlerin altında nice hayırlar bulunduğunu bilemez ve sabırsızlık göstererek şikayet yolunu tutar ve böylece onları kendi hakkında şerre çevirir.

İnsanın bu kısa nazarı ve bu yanlış tutumu, cihatla ilgili bir âyet-i kerimede şöyle sergilenir.
“...Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız, hâlbuki o hakkınızda bir hayırdır. Ve olur ki, bir şeyi seversiniz, hâlbuki hakkınızda o bir şerdir....” (Bakara, 216)

Demek ki, hoşlanmadığımız ve şer zannettiğimiz birçok hadise, gerçekte hayrı netice verebilmektedir; hastalığın günahlara kefaret olması gibi. Bazen de hoşlandığımız şeylerin hakkımızda şer olduğunu görüyoruz; bazılarında servet ve makamın kibir ve gurura yol açması gibi.

OKUNMA: 2087

Sorularla Risale