Ana Sayfa

Sorularla Risale

KUDRET

Kudret, “fiilin terki ve sıhhati” şeklinde tarif edilir. İnsan, kolunu havada çevirirken, güneş de gezegenlerini etrafında döndürür. Şu var ki, insan, yaptığı bu harekete her an son verebilir; yani bu döndürme işini yapmaya da, terk etmeye de gücü yeter. İşte bu, bir kudret tecellisidir. Ama güneşteki kudret değildir; zira o, bu fiilin terkine güç yetiremez.

Bu âlemdeki aralıksız değişmeler, gelip gitmeler, konup göçmeler mutlak bir kudretin faaliyetinden haber verirler.

Bu kudretin sonsuz icraatlarından birisi, suret verme, şekillendirmedir. Bu tasvir fiili ile bedenler birer elbise gibi dokunurlar; terkiyle de, o elbiseler ipliklere döner, yeniden element olurlar.

Hayat verme, bir başka kudret tecellisidir. İhya fiiliyle varlıklar hayat bulur, aziz olurlar. Bu kudret tecellisine, İlâhî irade ile son verildiğinde, hayat ve ona bağlı olan bütün faaliyetler bir anda sona erer. Artık o gören gözler, sadece birer yağ kümesi, o yürüyen bacaklar birer et ve kemik yığınıdır.

İnsan yaratılmadan önce de, bu kudret faaliyette idi. Ama ne taşta, ne ağaçta, ne güneşte, ne yıldızda o kudretin varlığını keşfedecek kabiliyet yoktu. Çünkü kendileri kudret sahibi değillerdi. İnsan, bu âleme sonradan geldi ama, kendinden öncekilerin hepsini aştı. Kendisine cüz’î bir kudret verilmesiyle, Allah’ın kudretini bilme kabiliyetine kavuştu.

OKUNMA: 3169

Sorularla Risale